COLİDUR FORT 550 mg Film Kaplı Tablet

İlaç Etken Maddesi: Rifaksimin
İlaç Marka İsmi: COLİDUR FORT 550 mg Film Kaplı Tablet
COLİDUR FORT sırasıyla; Sindirim Sistemi ve Metabolizma, İshal İlaçları, Barsak Antienflamatuar ve Antienfektifleri, Barsak Antienfektifleri, Antibiyotikler ve Rifaksimin şeklinde sınıflandırılmış olup, A07AA11 ATC koduyla İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumundaki ruhsatlı ilaçlar arasında yer alır. Eczaneden normal reçeteyle temin edebileceğiniz COLİDUR FORT, DROGSAN İLAÇLARI SANAYİ firmasının ürünüdür.

Hekiminiz bu ilacı nasıl reçete ettiyse o şekilde kullanmanız gerekmektedir. Yanlış kullanım ve talimat dışı uygulamalar hastalığın seyrini olumsuz etkiler, sağlığınıza zarar verir. Tedavi sürecinde lütfen hekiminizin direktiflerine uyunuz. COLİDUR FORT’u size verilen dozlardan daha fazla kullanmayınız.

COLİDUR FORT için kısa bilgi ve prospektüs belgeleri (Endikeleri, COLİDUR FORT ne ilacıdır; ilaca başlamadan önce uyulması gerekenler, kullanımının emziren veya hamile olanlarda uygun olup olmadığı; etkileşme, sakıncaları; faydaları, saklama koşulları; kullanım şekli; COLİDUR FORT dozajı, dozu; yan etkisi, istenmeyen etkilerde yapılacaklar ve tavsiyeler gibi COLİDUR FORT Film Kaplı Tablet hakkında bilinmesi gereken hususları kapsar.)

COLİDUR FORT 550 mg Film Kaplı Tablet’e ait kullanım talimatı (ilaç prospektüsü)


Etken madde: Rifaksimin, ilacın yardımcı maddeleri ise: Sodyum nişasta glikolat, mikrokristal selüloz 200, kolloidal silikon dioksit, magnezyum stearat, gliserol distearat, talk, hipromeloz, titanyum dioksit,
propilen glikol, kırmızı demir oksit ve disodyum EDTA bileşenlerinden oluşmaktadır.
1. COLİDUR FORT Film Kaplı Tablet nedir, ne için kullanılır?
COLİDUR FORT, pembe renkli, oval şekilli 42 adet film kaplı tablet bulunan blister ambalajlarda kullanım için takdim edilmiştir.
Her bir film kaplı tablet, rifaksimin (550 mg)  içerir.
COLİDUR FORT rifaksimin adlı etken maddeyi içinde bulundurur.  COLİDUR FORT, antibiyotik bir  ilaçtır ve bağırsağa yerleşen
ve hepatik ensefalopati hastalığına neden olan bakterileri ortadan kaldırarak etkinliğini gösterir. COLİDUR
FORT, ishal ağırlıklı karın ağrısı, şişliği ve bağırsak düzeninde
değişikliklerle tanımlanan kronik mide-bağırsak bozukluklarının tedavisinde ve karaciğer hastalığı olan yetişkinlerde belirgin hepatik ensefalopati ataklarının tekrarının önlenmesinde kullanılmaktadır.
COLİDUR FORT, yaygın olarak laktuloz içeren bağırsak yumuşatıcı bir
ilaçla birlikte ya da tek başına kullanılabilir.
2. COLİDUR FORT’u kullanmadan önce dikkat edilmesi gerekenler
COLİDUR FORT’un kullanılmaması gereken durumlar:
Antibiyotik ilaçlara alerjiniz var ise; kullanmadan önce hekiminize söyleyiniz.
• Rifaksimin, diğer rifamisinlere benzer tipteki antibiyotiklere (Örn: rifampisin ve ya
rifabutin) ya da ilacın yukarıda belirtilen bileşimindeki yardımcı maddelere karşı bir  bir alerjiniz varsa; kullanmayınız.
• Böbreklerinizde yetmezlik var ise ya da son 24 saat içinde 8 ve ya 8’den fazla biçimsiz dışkınız olduysa ya da ateş, şiddetli ishal eşliğinde kanlı dışkı, bağırsaklarınızda tıkanıklık, ülser veya kabızlık var ise; kullanmadan önce hekiminize söyleyiniz.
•COLİDUR FORT’u; rifampisin ya da rifabutin gibi antibiyotik ilaçlarla birlikte kullanmamalısınız.
COLİDUR FORT’un Dikkatli Kullanılması Gereken Durumlar
Eğer:
 COLİDUR FORT tedavisi sırasında belirtilerinizde iyileşme görülmezse COLİDUR FORT almayı bırakınız ve hekiminizle görüşünüz.
 COLİDUR FORT alırken idrarınız kırmızı renk alabilir. Bu durum normaldir.
 Rifaksimin içeren antibiyotik ile tedavi ishale (diyare) sebep olabilir. Bu durum ilacı
almayı bıraktıktan aylar sonrasına dek sürebilir.COLİDUR FORT kullanırken
ya da  tedavi sonrasında ishal ortaya çıkarsa; COLİDUR FORT almayı
kesiniz ve hemen doktorunuza danışınız.
 Karaciğer probleminiz ciddi ise; doktorunuz sizi izlemeye ihtiyaç duyacaktır.
 Doktorunuz serum sodyum ve potasyum düzeyinizdeki değişiklikler için sizi
izleyecektir.
 Rifaksimin K vitamini sentezinde rol oynayan Escherichia coli isimli bakterinin
sayısında azalmaya sebep olabileceğinden, doktorunuz kanınızın pıhtılaşma durumunu
izleyecektir.
 Rifaksimini; siklosporin (bağışıklık baskılayıcı bir ilaç), verapamil (kalp-dolaşım
ilacı), amiodaron (kalp ritmini düzenleyici bir ilaç) gibi ilaçlarla eş zamanlı
kullanırken dikkatli olunuz.
Bu uyarılar, geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen
doktorunuza danışınız.
COLİDUR FORT’un gıdalarla birlikte veya ayrı alınması etkisini değiştirmez. Bir bardak suyla ağız yoluyla
alınmalıdır.
Hamilelik ve emzirme
İlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Kullanımının, anne karnındaki bebek için zararlı olup olmadığı bilinmediğinden, COLİDUR
FORT gebelik boyunca kullanılmamalıdır.
İlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
İlacın anne sütüne geçip geçmediği bilinmediğinden COLİDUR FORT’u emzirme sırasında kullanmayınız.
COLİDUR FORT normalde araç ve makine kullanma yeteneğini olumsuz etkilemesi beklenmemekle birlikte bazı kişilerde baş dönmesine sebep olduğundan; böyle bir durumda makine ya da araç kullanmayınız.
COLİDUR FORT’un içeriğinde bulunan bazı yardımcı maddeler hakkında önemli
bilgiler
COLİDUR FORT’un içeriğinde bulunan yardımcı maddelere karşı aşırı bir duyarlılığınız
yoksa bu maddelere bağlı olumsuz bir etki beklenmez.
Diğer ilaçlar ile birlikte kullanımı
Eğer aşağıdaki ilaçlardan birini kullanıyorsanız; doktorunuzu bilgilendiriniz:
– Antibiyotikler (enfeksiyonların tedavisinde kullanılan ilaçlar)
– Varfarin (kanın pıhtılaşmasını önlemek için kullanılan ilaç)
– Antiepilektikler (epilepsi tedavisinde kullanılan ilaçlar)
– Antiaritmikler (anormal kalp atışının tedavisinde kullanılan ilaçlar)
– Siklosporin (bağışıklık baskılayıcı bir ilaç)
– Oral konraseptifler (doğum kontrol ilaçları)
Eğer reçeteli ya da reçetesiz herhangi bir ilacı şu anda kullanıyorsanız veya son zamanlarda
kullandınız ise lütfen doktorunuza veya eczacınıza bunlar hakkında bilgi veriniz.
3. COLİDUR FORT nasıl kullanılır?
Uygun kullanım ve doz/uygulama sıklığı için talimatlar:
COLİDUR FORT’u her zaman doktorunuzun size söylediği şekilde alınız. Emin değilseniz,
doktorunuz veya eczacınız ile kontrol ediniz.
Önerilen doz:
COLİDUR FORT için önerilen doz günde iki tablettir. 6 aylık kullanım sonrasında
doktorunuz tedaviye devam edip etmemeniz için sizi değerlendirecektir.
COLİDUR FORT ishal ağırlıklı karın ağrısı, şişliği ve bağırsak düzeninde değişikliklerle
karakterize kronik mide-bağırsak bozukluklarının tedavisinde l4 gün boyunca günde üç kez
kullanılır. Belirtilerinizin tekrarlaması durumunda doktorunuz tedavinizi tekrarlayabilir.
Film tableti blisterden çıkarınız ve bütün olarak bir bardak su ile yutunuz.
İlacın etkililiği ve güvenliği 18 yaşından küçük çocuk ve adölesanlarda
kanıtlanmadığından bu yaş grubunda kullanılması öngörülmemektedir.
Yaşlı hastalarda rifaksimin uygulaması ile ilgili deneyim sınırlıdır.
Özel kullanım durumları:
Özel kullanımı yoktur.
Eğer COLİDUR FORT’un etkisinin çok güçlü veya zayıf olduğuna dair bir izleniminiz var ise
doktorunuz veya eczacınız ile konuşunuz.
Kullanmanız gerekenden daha fazla COLİDUR FORT kullandıysanız:
COLİDUR FORT’un kullanmanız gerekenden fazlasını kullanmışsanız bir doktor veya eczacı
ile konuşunuz.
COLİDUR FORT’u kullanmayı unutursanız
Unuttuğunuz dozu hatırladığınız an alınız ve diğer dozu normal zamanında alınız.
Unutulan dozları dengelemek için çift doz almayınız.
COLİDUR FORT ile tedavi sonlandırıldığında oluşabilecek etkiler:
COLİDUR FORT kullanımını tedavinizin sonlandırılmasından önce bırakırsanız
hastalığınızın belirtileri kötüleşebilir.
4. Olası yan etkiler nelerdir?
Tüm ilaçlar gibi COLİDUR FORT’un içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde
yan etkiler olabilir. COLİDUR FORT’un kullanılması sonucunda aşağıda belirtilen
gastrointestinal sistemle ilişkili yan etkiler meydana gelebilir.
Aşağıdakilerden biri olursa, COLİDUR FORT’u kullanmayı durdurunuz ve DERHAL
doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:

—Abdominal şişkinlik, diyare, baş dönmesi, bulantı, kusma, asit, üst abdominal bölgede ağrı, baş ağrısı, periferal ödem, dispne, atralji, kas spazmı, depresyon, döküntü, kaşıntı COLİDUR FORT’un yaygın yan etkileridir (10 hastadan en az 1’ini etkileyebilir.)
—Denge bozukluğu, hafıza kaybı(amnezi), havale(konvülsiyon), dikkat bozukluğu, sinirlerdeki duyarlılığın azalması(hipoestezi), bellek bozukluğu, düşme, kansızlık, ağrılı idrara çıkma(dizüri), sık idrara çıkma(pollaküri), ani sıcak basması, konfüzyonal durum, kaygı(anksiyete), uykusuzluk(insomnia), hypersomnia (aşırı uyuma isteği), iştahsızlık, hiperkalemi(potasyum yüksekliği), ateş, ödem, akciğer zarında su birikmesi(Plevral efüzyon), Clostridium (bir çeşit bakteri) enfeksiyonu, idrar yolu enfeksiyonu, kandidiyazis(bir
çeşit yüzeysel mantar hastalığı), miyalji, mide şikayetleri, varis kanaması, ağızda kuruluk, karın ağrısı COLİDUR FORT’un yaygın olmayan yan etkileridir (100 hastanın 1’inden az, fakat 1.000 hastanın 1’inden fazlasını etkileyebilir.)
—Bilinç bulanıklığı(konfüzyon), prosedürel ağrı, düşük veya yüksek kan basıncı, prosedürel ağrı, sırtta ağrı, asteni (güçsüzlük), kabızlık, su kaybı, kronik tıkayıcı akciğer hastalığı, üst solunum yolu enfeksiyonu, rinit, pnömoni (akciğer iltihabı), bilinç bulanıklığı, idrarda protein bulunması COLİDUR FORT’un seyrek yan etkileridir (1.000 hastanın birinden az görülebilir fakat 10.000 hastanın 1’inden fazlasını etkileyebilir.)
—Bayılma hissi , senkop (bayılma), aşırı duyarlılık reaksiyonları, ödem, aşırı hassasiyet, deride iltihaplı hastalık(dermatit), deri dökülmesi, kan pulcuğu sayısında azalma(trombositopeni), uluslararası normalleştirilmiş oran anormallikleri, anormal karaciğer test sonuçları; COLİDUR FORT’un bilinmiyor (sıklığı bilinmeyen) yan etkileridir.
COLİDUR FORT’un yüksek dozlarda uzun süreli tedavisi sırasında veya bağırsak iç yüzeyinde zedelenme olduğu
zaman ürünün küçük bir miktarı (%1’den daha azı) emilebilir ve idrarın kırmızımsı bir renge
dönüşmesine yol açabilir.
5. Saklama koşulları: COLİDUR FORT’u orjinal ambalajında, 25°C den düşük oda sıcaklığında ve çocukların erişemeyeceği yerlerde muhafaza ediniz.
COLİDUR FORT’un ruhsatı Drogsan İlaçları San. ve Tic. A.Şti’ne aittir. Üretimini de aynı firma yapar.

COLİDUR FORT 550 mg Film Kaplı Tablet’in kısa ürün bilgilendirmesi

2. KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİMİ:  Rifaksimin 550 mg etken maddeyi içerir. Yardımcı maddeler:
Çekirdek tablet:
20.41 mg Sodyum nişasta glikolat
Mikrokristal selüloz 200
Kolloidal silikon dioksit
Magnezyum stearat
Gliserol distearat
Talk
Film kaplama:
* Opadry OY-S 34907 Pembe
*Bileşimi: hipromelloz, titanyum dioksit, propilen glikol, kırmızı demir oksit,
disodyum EDTA
3. FARMASÖTİK FORMU:Pembe renkli, çentikli, oval şeklinde film kaplı tabletlerdir.
4. KLİNİK ÖZELLİKLER
4.1 Terapötik endikasyonlar
 18 yaş ve üzerindeki hastalarda aşikar (overt) hepatik ensefalopati epizodlarının
tekrarının azaltılmasında,
 Diyare baskın irritabl bağırsak sendromu tedavisinde endikedir.
4.2 Pozoloji ve uygulama şekli
Pozoloji / Uygulama sıklığı ve süresi:
Doktorun önerisine bağlı olarak dozların miktarı ve sıklığı değiştirilebilir.
COLİDUR FORT günde 2 defa kullanılması önerilir. Klinik yarar ilaçla 6 ay boyunca tedavi
sonucunda oluşur. 6 aylık tedavinin dışındaki tedavide hepatik disfonksiyonun
ilerlemesi ile ilgili bireysel yarar ve risklerin dengesi düşünülmelidir.
COLİDUR FORT diyare ağırlıklı irritabl bağırsak sendromunda 14 gün boyunca
günde 3 defa kullanılır. Semptomları tekrarlayan hastalarda 2 defa aynı doz rejimi ile
tekrar tedavi edilebilir.
Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler: Böbrek yetmezliği: Böbrek yetmezliği olan hastalarda rifaksimin uygulamasına dair klinik veri bulunmamaktadır. Karaciğer yetmezliği: Rifaksiminin sınırlı sistemik absorbsiyonundan dolayı karaciğer yetmezliği olan hastalarda doz ayarlaması önerilmemektedir. Pediyatrik popülasyon: İlacın etkililiği ve güvenliliği 18 yaşın altındaki çocuklarda kanıtlanmamıştır. Geriyatrik popülasyon: Yaşlı ve genç hastalar arasında etkililik ve güvenlilik açısından farklılık göstermediğinden; yaşlılarda farklı dozaj uygulanmasına gerek yoktur.
4.3 Kontrendikasyonlar Rifaksimine, diğer rifamisinlere veya yardımcı maddelerden herhangi birine karşı aşırı duyarlılık durumunda kullanılmamalıdır (bkz Bölüm:6.1). Kısmi de olsa intestinal obstrüksiyon veya ağır intestinal ülserasyon lezyonları olanlarda kullanılmamalıdır.
4.4 Özel kullanım uyarıları ve önlemleri Clostridium difficile ilişkili diyare: Clostridium difficile ilişkili diyare (CDAD), rifaksimin de dahil olmak üzere hemen hemen tüm antibakteriyel ilaçlarla rapor edilmiştir. Antibakteriyel ajanlarla tedavi, kolon normal florasında C. difficile’nin aşırı çoğalması ile oluşan değişikliğe sebep olur. CDAD ve psödomembranöz kolit (PMC) ile rifaksimin tedavisinin potansiyel ilişkisi dışlanamaz. C. difficile, CDAD’nin gelişmesine katkı sağlayan toksin A ve B’yi üretir. C. difficile’nin hipertoksin üreten suşları morbidite ve mortaliteyi arttırır ve bu enfeksiyonlar antimikrobiyal tedaviye dirençli olabilir ve kolektomi gerekebilir. CDAD, antibiyotik kullanımını takiben diyare gelişen tüm hastalarda düşünülmelidir. CDAD, antibakteriyel ajanın kullanımından iki ay sonra meydana geldiyse, dikkatlice tıbbi öykü alınmalıdır. Eğer CDAD’den şüpheleniyorsa ya da CDAD doğrulanmışsa; C. difficile’ye karşı direkt olarak kullanılmayan fakat kullanımı devam eden antibiyotiğin kesilmesi gerekebilir. Böyle bir durumda CDAD tedavisi için klinikte belirtildiği gibi uygun sıvı ve elektrolit desteği, protein desteği, antibiyotik tedavisi ve cerrahi değerlendirme yapılmalıdır. Candida albicans, antibiyotik ile ilişkili diyarenin gelişimine neden olan patojenlerden birisidir ve günlük 1200 mg rifaksimin verilen hastaların % 20’sinin fekal örneklerinden Candida albicans izole edilmiştir. İlaca dirençli bakteri gelişimi: Rifaksimin tedavisi süresince, özellikle uzun süreli tedavi düşünüldüğünde, olası enfeksiyon ve bakteriyel direnç indüksiyonu göz önüne alınmalıdır. Plaseboyla karşılaştırmalı bir çalışmada 6 aylık rifaksimin tedavisini takiben plasebo grubunda herhangi bir vaka görülmezken bu bakteriye karşı etkili olmasına rağmen rifaksimin grubunda 2 Clostridium difficile (C.difficile) enfeksiyonu vakası gözlenmiştir. Gastrointestinal kanalda anaerobik koşullarda gram negatif ve gram pozitif bakterilerin dirençli mutantlarının seleksiyonunun çok düşük olacağına inanılsa da bu durumun meydana gelmeyeceği kesinlikle dışlanamaz. Bu nedenle hastalarda özellikle uzun süreli rifaksimin tedavisi düşünüldüğü zaman dikkatli olunmalıdır. Rifaksimin ile kısa dönem (5 gün) tedaviden sonra bakteriyel direnç gelişen vakalarda tedavi kesildikten sonra bu dirençli bakterilerin hızla kaybolduğu gözlenmiştir fakat uzun süreli tedaviler için böyle bir veriye ulaşılamamıştır. Anaerobik bakterilerde, özellikle gram negatif basillerde, rifaksimine karşı yeniden duyarlılık gelişimi anaerobik türlere göre daha uzun sürede gerçekleşmektedir. Şiddetli (Child_Pugh C) karaciğer yetmezliği: Rifaksiminin sağlıklı gönüllülerde güvenli olduğu gösterilmiştir. Bununla birlikte karaciğer sirozu bu ilacın farmakokinetiğini önemli derecede etkiler. Ciddi karaciğer yetmezliği olan hastalarda sistemik maruziyet artmıştır. Kontrol grubu ile karşılaştırıldığında; karaciğer sirozu hastalarındaki plazma ilaç konsantrasyonu on kata varan oranlarda artış göstermiştir. Ciddi hepatik yetmezliği olan hastalarda gözlenen sistemik maruziyete artış; hayvan toksikoloji çalışmalarında görülmemiştir. MELD (Model for End-Stage Liver Disease) skoru <25 olan hastalar için klinik denemeler sınırlıdır. Bu nedenle şiddetli karaciğer yetmezliğinde (Child-Pugh C) ve MELD skoru >25 olan hastalarda COLİDUR FORT dikkatli kullanılmalıdır. Elektrolit düzensizlikleri: Rifaksimin tedavisi esnasında serum sodyum ve potasyum konsantrasyonlarında anlamlı artışlar rapor edilmiştir. Elektrolit düzensizliklerinin hepatik ensefalopati gelişimiyle ilişkili olduğu sirotik hastalarda, bu tür değişiklikler için dikkat edilmesi ve önlem alınması gerekir. K Vitamini sentezi: Beş gün boyunca günlük 800 mg dozunda rifaksimin tedavisiyle, fekal Escherichia coli sayısında dikkate değer bir azalma olduğu gösterilmiştir. Bu bakteri K vitamini sentezi için önemli olduğundan, sirozlu hastalarda zaten bozulmuş olan pıhtılaşma durumu uzun süreli rifaksimin tedavisiyle daha da bozulabilir. Diğer rifampisin türevleriyle birlikte kullanım: Mevcut verilerin yetersiz olması nedeniyle ve bağırsak florasında şiddetli bozulmayla birlikte bilinmeyen sonuçlara neden olma potansiyelinden dolayı rifaksiminin diğer rifampisinlerle birlikte kullanılması önerilmez. Östrojen içeren oral kontraseptiflerle birlikte kullanım: Her ne kadar çok sık rapor edilmese de, bağırsak florası üzerine etkisinden dolayı oral östrojenik kontraseptiflerin etkinliği rifaksimin kullanımından sonra azalabilir. Eğer östrojen içeriği 50 µg’dan az olan bir oral kontraseptif kullanılacaksa, ek bir kontraseptif önlemin alınması önerilir. P-Glikoprotein inhibitörleri ile birlikte kullanımı: Rifaksiminin P-Glikoprotein inhibitörleri ile eş zamanlı kullanımı, rifaksimine sistemik maruziyeti önemli derecede artırır. Siklosporin gibi P-glikoprotein inhibitorleri ile eş zamanlı rifaksimin kullanımında dikkatli olmak gereklidir. Hepatik yetmezliği olan hastalarda; azalmış metabolizmanın potansiyel additif etkisi ve Pglikoprotein inhibitörlerinin eş zamanlı kullanımı, rifaksimine sistemik maruziyeti daha çok artırabilir. İdrarda renk değişikliği: 5 / 16 Diğer tüm rifamisin türevlerinde olduğu gibi rifaksiminin sistemik absorpsiyonu da ihmal edilebilir düzeylerdedir (%1’den az). Her ne kadar ilacın absorpsiyonu çok düşük düzeylerde de olsa, hastalar ilaca bağlı olarak idrarda kırmızımsı renk değişikliği olabileceği konusunda bilgilendirilmelidir.
4.5 Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri Bugüne kadar hiçbir etkileşim tanımlanmamıştır. Sistemik bir bakteriyel enfeksiyonu tedavi etmek için başka bir rifamisin antibakteriyel ajan kullanan kişilere rifaksimin verilmesine ilişkin bir deneyim yoktur. İn vitro veriler, rifaksiminin majör sitokrom P-450 (CYP) ilaç metabolizma enzimlerini (CYPslA2, 2A6, 2B6, 2C8, 2C9, 2C19, 2D6, 2E1 ve 3A4) inhibe etmediğini göstermektedir. İn vitro indüksiyon çalışmalarında rifaksimin CYP1A2 ve CYP2B6’yı indüklememiş fakat CYP3A4’ü zayıf bir şekilde indüklemiştir. Sağlıklı deneklerde yapılan klinik ilaç etkileşim çalışmalarında, rifaksiminin CYP3A4 substratlarının farmakokinetiğini anlamlı derecede etkilemediği gözlenmiştir. Fakat hepatik yetmezliği olan hastalarda rifaksimin kullanımında sağlıklı gönüllülere göre daha yüksek sistemik maruziyet görülmektedir. Bu nedenle hepatik yetmezliği olan hastalarda rifaksimin ile eşzamanlı kullanılan CYP3A4 substratlarının (örn. varfarin, antiepileptikler, antiaritmikler, oral kontraseptifler) maruziyeti azalabilir. Uluslararası normalize oranlarındaki artış ve azalış varfarinden korunan ve rifaksimin reçete edilen hastalarda bildirilmiştir. Birlikte uygulama gerekli ise, uluslararası normalleştirilmiş oran rifaksimin eklenerek ya da kesilerek dikkatlice izlenmelidir. Oral antikoagülanların doz ayarlamaları gerekebilir. Bir in vitro ça|ışmada, rifaksiminin p_glikoproteinin (p-gp) orta derecede substratl olduğu ve CYP3A4 ile metabolize edildiği ileri sürülmüştür. Rifaksiminin CYP3A4 enzimini inhibe eden ilaçlarla birlikte kullanımının rifaksimine sistemik maruziyeti artırıp artırmadığı bilinmemektedir. Sağlıklı kişilerde, tek doz rifaksimin (550 mg) ile güçlü bir p-glikoprotein önleyici olan siklosporin (600 mg) eş zamanlı uygulanması, rifaksimin Cmaks ve AUC 6 / 16 değerlerinde ortalama 83 kat ve 124 kat artış ile sonuçlanmıştır. Sistemik maruziyetteki artışın klinik önemi bilinmemektedir. İn vitro çalışmalarda taşıma sistemleri seviyelerinde meydana gelen potansiyel ilaçilaç etkileşimleri incelenmiştir ve bu çalışmalar rifaksimin ile p-gp ve diğer taşıma proteinleri ile atılan diğer bileşikler arasında klinik etkileşimin beklenmediğini ortaya koymaktadır.
4.6 Gebelik ve laktasyonda kullanımı
Gebelik kategorisi, C’dir. Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar/Doğum kontrolü (Kontrasepsiyon) Çocuk doğurma potansiyeline sahip kadınlarda özel önerileri destekleyen veriler mevcut değildir. Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar, tedavi süresince tıbben etkili olduğu kabul edilen doğum kontrol yöntemleri kullanmalıdır. Gebelik dönemi Gebelerde rifaksimin kullanımına ilişkin klinik veri mevcut değildir ya da çok kısıtlıdır. Hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalar, gebelik/ embriyonal/ fetal gelişim/ doğum ya da doğum sonrası gelişim ile ilgili olarak doğrudan ya da dolaylı zararlı etkiler olduğunu göstermemektedir (Bkz. kısım 5.3). Rifaksimin, sıçan ve tavşanlarda teratojenik bulunmamıştır. Gebe kadınlarda yapılmış yeterli ve iyi kontrollü çalışmalar bulunmamaktadır. Tedbir olarak, gebelik sırasında rifaksimin kullanımı tavsiye edilmez. COLİDUR FORT’un risk/yarar oranı doktor tarafından ayrıntılı bir şekilde değerlendirilmeli ve bunun sonucuna göre kullanımına karar verilmelidir. Laktasyon dönemi Rifaksiminin ya da metabolitlerinin anne sütüne geçip geçmediği bilinmemektedir. Bu nedenle emzirilen çocuklardaki potansiyel risk göz ardı edilemez. Emzirmenin ya da COLİDUR FORT tedavisinin kesilmesine ilişkin karar verilirken, emzirmenin çocuk açısından zararı ve COLİDUR FORT tedavisinin emziren anne açısından faydası dikkate alınmalıdır.Üreme yeteneği / Fertilite Rifaksiminin insanlardaki üreme yeteneği üzerine etkisi hakkında bir çalışma bulunmamaktadır. Hayvan çalışmaları, erkek ve dişinin doğurganlığı açısından doğrudan veya dolaylı, zararlı etkileri belirtmez. (Bkz. Bölüm 5.3 Klinik öncesi güvenlik verileri).
4.7 Araç ve makine kullanımı üzerindeki etkiler Klinik çalışmalarda baş dönmesi yaptığı rapor edilmiştir fakat bu etki ihmal edilebilir. Bu nedenle araç ve makine kullanırken dikkatli olunması önerilir. 4.8 İstenmeyen etkiler Advers olaylar sistem organ sınıfı ve sıklığa göre şu yaklaşımla sıralanmıştır: çok yaygın (≥1/10); yaygın (≥1/100,<1/10); yaygın olmayan ( ≥ 1/1.000, <1/100); seyrek (≥1/10.000, <1/1.000); çok seyrek (<1/10.000), bilinmiyor (eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor). Klinik çalışmalar: Rifaksimin, çift kör klinik çalışmalar ve klinik farmakoloji çalışmalarında plasebo ve diğer antibiyotiklerle karşılaştırılmıştır ve niceliksel güvenlik verisi bulunmaktadır. Not: Listelenen istenmeyen etkilerin önemli bir bölümü (özellikle gastrointestinal olanlar) tedavi edilen hastalıktan da kaynaklanabilir. Klinik çalışmalarda plasebo ile bildirilenler ile aynı sıklıkla bildirilmiştir. Diyarenin tedavisinde rifaksimin alan klinik araştırmaların rifaksimin ile ilişkili olduğu düşünülen advers reaksiyonları, organ sistemi ve sıklık ile kategorize edilmiştir. Rifaksiminin remisyon gösteren hepatik ensefalopati hastalarındaki güvenliği iki çalışmada incelenmiştir. Bu çalışmalardan bir tanesi; randomize, çift kör, plasebo kontrollü faz 3 çalışması olan RFHE300l çalışması ve diğeri de uzun süreli, açık etiketli bir çalışma olan RFHE3002 çalışmasıdır. RFHE300l çalışmasında 6 ay boyunca günde 2 kez 550 mg rifaksimin kullanan l40 hasta ile plasebo alan l59 hasta karşılaştırılırken; RFHE3002 çalışmasında 322 hastanın (152 hasta RFHE3001 çalışmasından) % 66’sı l2 ay boyunca, % 39’u ise 24 ay boyunca günde 2 kez 550 mg rifaksimin ile tedavi edilmiştir (ortalama maruziyet 512.5 gündür). Ek olarak, üç destekleyici çalışmada toplam 152 hepatik ensefalopati hastası, 14 gün kadar süreyle günde 600 ila 2400 mg arasında değişen dozlarda rifaksimin tedavisi almıştır. Aşağıdaki tabloda, plasebo kontrollü RFHE3001 çalışmasından, uzun süreli çalışma olan RFHE3002 çalışmasından ve pazarlama sonrası elde edilen ve rifaksimin ile tedavi edilen hastalarda > % 5 insidansta ve plasebo alan hastalardan daha yüksek insidansta (≥%1) ortaya çıkan tüm advers reaksiyonlar gösterilmiştir: Enfeksiyon ve enfestasyonlar:
Yaygın olmayan : Clostridium enfeksiyonu, idrar yolu enfeksiyonu, kandidiyazis Seyrek : Pnömoni, selülit, üst solunum yolu enfeksiyonu, rinit Kan ve lenf sistemi hastalıkları: Yaygın olmayan : Anemi Bilinmiyor : Trombositopeni Bağışıklık sistemi bozuklukları : Bilinmiyor : Anafilaktik reaksiyonlar, anjiyoödem, hipersensitivite Metabolizma ve beslenme hastalıkları: Yaygın olmayan : Anoreksi, hiperkalemi Seyrek : Dehidrasyon Psikiyatrik hastalıklar: Yaygın : Depresyon Yaygın olmayan : Konfüzyonal durum, anksiyete, insomnia, hipersomnia Sinir sistemi hastalıkları: Yaygın : Baş dönmesi, baş ağrısı Yaygın olmayan : Denge bozukluğu, amnezi, konvülsiyon, dikkat bozukluğu, hipoestezi, bellek bozukluğu  Vasküler hastalıklar: Yaygın olmayan : Ani sıcak basması Seyrek : Hipertansiyon, hipotansiyon Bilinmiyor : Presenkop, senkop Solunum, göğüs hastalıkları ve mediastinal hastalıklar: Yaygın : Dispne Yaygın olmayan : Plevral efüzyon Seyrek : Kronik obstrüktif akciğer hastalığı Gastrointestinal hastalıklar: Yaygın : Üst abdominal bölgede ağrı, abdominal şişkinlik, diyare, bulantı, kusma, asit Yaygın olmayan : Abdominal ağrı, özofageal varis kanaması,ağız kuruluğu, mide rahatsızlığı Seyrek : Konstipasyon Hepatobiliyer hastalıklar: Bilinmiyor : Karaciğer fonksiyon testlerinde anormallik Deri ve deri altı doku hastalıkları: Yaygın : Kaşıntı, döküntü Bilinmiyor : Dermatit, egzema Kas-iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları: Yaygın : Kas spazmı, artralji Yaygın olmayan : Miyalji Seyrek : Sırt ağrısı Böbrek ve idrar yolu hastalıkları: Yaygın olmayan : Dizüri, pollaküri Seyrek : Proteinüri Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar 10 / 16 Yaygın : Periferal ödem Yaygın olmayan : Ödem, ateş Seyrek : Asteni Yaralanma ve zehirlenme Yaygın olmayan : Düşme Seyrek : Konfüzyon,, prosedürel ağrı Araştırmalar: Bilinmiyor : Uluslararası normalleştirilmiş oran anormallikleri. Şüpheli advers reaksiyonların raporlanması: Ruhsatlandırma sonrası şüpheli advers reaksiyonlarının raporlanması büyük önem taşımaktadır. Raporlama yapılması, ilacın yarar/risk dengesinin sürekli olarak izlenmesine olanak sağlar. Sağlık mesleği mensuplarının herhangi bir şüpheli advers reaksiyonu Türkiye Farmakovijilans Merkezi (TÜFAM)’ne bildirmeleri gerekmektedir (www.titck.gov.tr; e- posta: tufam@titck.gov.tr; tel: 0 800 314 00 08; faks: 0 312 218 35 99). 4.9 Doz aşımı ve tedavisi Seyahat diyaresi olan hastalarda yapılan klinik çalışmalarda, l800 mg/gün’e kadar olan dozlar hastalar tarafından herhangi bir klinik belirti ortaya çıkmadan tolere edilmiştir. Hatta normal bağırsak florasına sahip hastalarda/deneklerde 7 gün süreyle günde 2400 mg dozunda rifaksimin verilmiş ve yüksek doz ile alakalı herhangi bir klinik semptom gözlenmemiştir. Rifaksimin doz aşımının tedavisinde semptomatik tedavilerin ve uygun destekleyici tedavilerin uygulanması önerilir. 5. FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLER
5.1 Farmakodinamik özellikler Farmakoterapötik grup: İntestinal antiinflamatuvar – antiinfektif ilaçlar. ATC kodu: A07AA11 11 / 16 Etki mekanizması Rifaksimin bakteriyel enzim DNA’ya bağlı RNA polimerazın beta alt ünitesine geri döndürülemez şekilde bağlanan ve dolayısıyla bakteriyel RNA sentezini inhibe eden rifamisin sınıfının bir antibakteriyel ajanıdır. Rifaksimin, bağırsak enfeksiyonlarından sorumlu olan Gram pozitif ve negatif, aerobik ve anaerobik bakterilerin çoğuna karşı geniş bir antimikrobiyal spektruma sahiptir. Mide-bağırsak yolundan çok düşük emilim nedeniyle, rifaksimin bağırsak lümeninde lokal olarak etkimektedir ve klinik olarak invaziv patojenlere karşı etkili değildir. Direnç mekanizması Rifaksimin direncinin kazanılmasının temel mekanizması, bakteri RNA polimerazını kodlayan rpoB geninde bir mutasyon içermektedir. Gezici diyare hastalarından izole edilen bakteriler arasında dirençli alt popülasyon insidansı çok düşüktür. Gezici ishalden etkilenen kişilerin bağırsak florasına duyarlılıklarındaki değişiklikleri araştıran klinik çalışmalar, rifaksimin ile tedavide üç günlük bir süre boyunca ilaca dirençli Gram pozitif (örn., Enterokok) ve Gram-negatif (E. coli) organizmaların ortaya çıkmasını tespit edemedi. Normal bağırsak bakteri florasındaki direnç gelişimi; sağlıklı gönüllüler ve İnflamatuvar Bağırsak Hastalığı hastalarında rifaksimin ile tekrar tekrar yüksek dozlarla araştırıldı. Rifaksimin’e dirençli suşlar gelişti, ancak dengesizdi ve gastrointestinal sistemi kolonize etmediler veya rifaksimin’e duyarlı suşları değiştirmediler. Tedavi kesildiğinde dirençli suşlar hızla kayboldu. Deneysel ve klinik veriler, gezici diyare ile Rifaksimin’in Mycobacterium tuberculosis veya Neisseria meningitidis suşlarını barındıran hastaların tedavisinin, rifampisin direnci için seçilmeyeceğini önermektedir. Duyarlılık Rifaksimin absorbe edilmemiş bir antibakteriyel ajandır. In vitro duyarlılık testleri, bakterilerin rifaksimin duyarlılığına veya direncine güvenle tesis etmek için 12 / 16 kullanılamaz. Duyarlılık testi için klinik bir kırılma noktası ayarını destekleyecek yeterli veri mevcut değildir. Rifaksimin, seyehat edenlerde ishale neden olan patojenler üzerinde in vitro değerlendirildi. Bu patojenler şunlardır: ETEC (Enterotoksigenik E. coli), EAEC (Enteroagregatif E. coli), Non-V cholerae vibrios. Test edilen bakteri izolatları için MIC90, yüksek fekal rifaksimin konsantrasyonları nedeniyle bağırsak lümeninde kolayca elde edilebilen 32 ug / ml idi. Klinik etkinlik Remisyona girmiş yetişkin hepatik ensefalopati hastalarında günde iki kez verilen 550 mg rifaksimin tedavisinin etkinliği ve güvenliği, bir Faz 3 çalışması olan, 6 aylık, randomize, çift kör, plasebo kontrollü çalışma RFHE300l ile tespit edilmiştir. Bu çalışmada 299 hasta, 6 ay boyunca 550 mg rifaksimin (n= l40) ya da plasebo (n= l59) tedavisi ile randomize edilmiştir. Her iki gruptaki hastaların %90’ından fazlası laktuloz ile beraber tedavi edilmiştir. MELD skoru >25 olan hastalar çalışmaya alınmamıştır. Primer sonlanım noktası, hepatik ensefalopati atağının görüldüğü zaman olarak belirlenmiş ve bu hastalar çalışmadan çıkarılmıştır. 6 aylık çalışma süresinde, rifaksimin grubundaki l40 hastanın 3l’inde (% 22) ve plasebo grubundaki 159 hastanın 73’ünde (%46) hepatik ensefalopati atağı görülmüştür. Rifaksimin, plaseboyla karşılaştırıldığında, hepatik ensefalopati atak riskini % 58 (p< 0.000l) ve hepatik ensefalopatiyle ilişkili hastaneye yatış riskini % 50 (p < 0.013) azaltmıştır. Rifaksimin tedavisinin uzun dönemdeki etkinliği ve güvenliği, remisyona giren 322 hastada yapılan RFHE3002 çalışmasında değerlendirilmiştir. Bu çalışmada hastalara en az 24 ay boyunca günde iki kez 550 mg rifaksimin tedavisi verilmiştir. Çalışmaya katılan hastaların 152 tanesi (rifaksimin grubundan 70 kişi, plasebo grubundan 82 kişi) RFHE300l çalışmasından alınmış ve 170 hasta yeni hasta olarak alınmıştır. Hastaların % 88’inde rifaksimin veya plasebo, laktulozla beraber kullanılmıştır. Rifaksimin ile 24 ay boyunca yapılan tedavi, (OLE çalışması RFHE3002), hastalarda hepatik ensefalopati atağına karşı korumada veya hastane yükünün azaltılmasında herhangi bir kayba neden olmamıştır. 5.2 Farmakokinetik özellikler Genel özellikler Emilim: 13 / 16 Sıçanlar, köpekler ve insanlardaki farmakokinetik çalışmalar, oral yoldan uygulandıktan sonra rifaksiminin neredeyse hiç emilmediğini (% 1’den az) gösterdi. Sağlıklı gönüllüler ve intestinal mukoza (İltihaplı Bağırsak Hastalığı) hastalarda Rifaksimin terapötik dozlarda uygulanmasını takiben, plazma seviyeleri (en az 10 ng / ml) göz ardı edilebilir. Rifaksimin’in sistemik absorpsiyonu artar ancak kapsamlı uygulamalarda klinik olarak, yağlı bir kahvaltının 30 dakikası içerisinde artmaz. Dağılım: Rifaksimin insan plazma proteinlerine orta derecede bağlıdır. In vivo olarak, sağlıklı kişilerde rifaksimin uygulandığında ortalama protein bağlanma oranı % 67.5, karaciğer yetmezliği olan hastalarda% 62’dir. Biyotransformasyon: Dışkı ekstraktlarının analizi, rifaksiminin bozulmamış molekül olarak bulunduğunu göstermiştir; bu da, gastrointestinal sistem içerisinden geçişi sırasında bozulmadığı veya metabolize olmadığı anlamına gelmektedir. Radyo-aktif rifaksimin kullanılan bir çalışmada, rifaksimin boşaltımının idrardaki dozu % 0.025, bulunan dozun <%0.01’i ise insanlarda tespit edilen tek rifaksimin metaboliti olan desasetilrifaksimin olarak bulunmuştur. Eliminasyon: Radyoaktif rifaksimin ile yapılan bir çalışma, 14C-Rifaksimin’in hemen dışlayıcı ve tamamen dışkıyla (verilen dozun % 96,9’u) atıldığını göstermektedir. 14C rifaksimin idrarla iyileşmesi, verilen dozun % 0.4’ünü aşmamaktadır. Doğrusallık / Doğrusal Olmayan: İnsanlarda rifaksimin’e sistemik maruz kalma oranı ve derecesi, rifaksimin erime hızına sınırlı emilim olasılığı ile tutarlı olan, lineer olmayan (doz bağımlı) kinetik ile karakterize edilmiş gibi görünmektedir. Bu kinetik, rifaksiminin dissolüsyon hız limitli absorpsiyon olasılığı ile tutarlıdır. Özel Popülasyonlar: Böbrek yetmezliği 14 / 16 Böbrek fonksiyonlarında bozulma bulunan hastalarda rifaksimin kullanımı hakkında hiçbir klinik veri mevcut değildir. Karaciğer yetmezliği Karaciğer yetmezliği olan hastalar için mevcut olan klinik veriler, sağlıklı kişilerde görülen sistemik maruziyetten daha yüksekti. Rifaksiminin sistemik olarak maruz kalması, sırasıyla hafif (Child-Pugh A), orta (Child-Pugh B) ve şiddetli (Child-Pugh C) karaciğer yetmezliği olan hastalarda sağlıklı gönüllülere kıyasla yaklaşık 10, 13 ve 20 kat yüksektir. Karaciğer yetmezliği olan hastalarda rifaksimine sistemik olarak maruz kalışındaki artış, rifaksimin gastrointestinal lokal eylem ve düşük sistemik biyoyararlanım ışığında ve ayrıca siroz hastalarında mevcut rifaksimin güvenlik verileri ışığında yorumlanmalıdır. Bu nedenle doz ayarlaması önerilmemektedir çünkü rifaksimin lokal hareket etmektedir. Pediyatrik popülasyon Rifaksiminin farmakodinamiği, herhangi bir yaştaki pediyatrik hastalarda incelenmemiştir. 5.3 Klinik öncesi güvenlilik verileri Klinik öncesi veriler, güvenlik farmakolojisi, tekrarlanan doz toksisitesi, genotoksisite ve kanserojen potansiyel konvansiyonel çalışmalarına dayanarak insanlar için özel bir tehlike oluşturmadığını ortaya koymaktadır. Bir sıçan embriyofoetal gelişim çalışmasında yavruların normal gelişimini etkilemeyen ossifikasyonda 300 mg / kg / gün’de hafif ve geçici bir gecikme gözlenmiştir. Tavşanda, gebelik sırasında Rifaksimin’in ağızdan uygulanmasının ardından, klinik olarak ilgili dozlarda fetal iskelet değişiklikleri insidansında bir artış gözlenmiştir. Bu bulguların klinik önemi bilinmemektedir.
6. FARMASÖTİK ÖZELLİKLER 6.1 Yardımcı maddelerin listesi Çekirdek tablet:  Sodyum nişasta glikolat Mikrokristal selüloz 200 Kolloidal silikon dioksit Magnezyum stearat Gliserol distearat Talk Film kaplama: * Opadry OY-S 34907 Pembe *Bileşimi: hipromelloz, titanyum dioksit, propilen glikol, kırmızı demir oksit, disodyum EDTA 6.2 Geçimsizlikler Veri bulunmamaktadır.
6.3 Raf ömrü 24 ay 6.4 Saklamaya yönelik özel tedbirler 25°C altındaki oda sıcaklığında ve orijinal ambalajında saklayınız. Çocukların göremeyeceği, erişemeyeceği yerlerde ve ambalajında saklayınız. 6.5 Ambalajın niteliği ve içeriği PVC / PVDC – Aluminyum blister 42 film tablet / 1 kutu, kullanma talimatı ile birlikte
6.6 Beşeri tıbbi üründen arta kalan maddelerin imhası ve diğer özel önlemler Kullanılmamış olan ürünler ya da atık materyaller “Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği” ve “Ambalaj ve Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği”ne uygun olarak imha edilmelidir.
7. RUHSAT SAHİBİ Drogsan İlaçları San. ve Tic. A.Ş. Oğuzlar Mah. 1370. sok. 7/3 Balgat/ANKARA
Tel: 0 312 287 74 10 Faks: 0 312 287 61 15
8. RUHSAT NUMARASI 2021/117 9. İLK RUHSAT TARİHİ/ RUHSAT YENİLEME TARİHİ İlk ruhsat tarihi: 21.04.2021

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*