KOLİSTATE 150 mg I.M./I.V. enjeksiyon ve inhalasyon için liyofilize toz içeren flakon

Kolistin adlı aktif  maddeyi içinde bulunduran KOLİSTATE 150 mg, sırasıyla; Antienfektifler, Antibakteriyeller (sistemik), Diğer Antibakteriyeller, Polimiksinler ve Kolistin şeklinde sınıflandırılmış olup, J01XB01 ATC koduyla İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumundaki ruhsatlı ilaçlar arasında yer alır. Eczaneden normal reçeteyle temin edebileceğiniz KOLİSTATE, BİEM İLAÇ SANAYİ firmasının ürünüdür.

KOLİSTATE için kısa bilgilendirme ve prospektüs belgeleri (Endikeleri, KOLİSTATE ne ilacıdır; ilaca başlamadan önce uyulması gerekenler, KOLİSTATE dozajı; kullanımının emziren veya hamile olanlarda uygun olup olmadığı; etkileşme, sakıncaları; faydaları, saklama koşulları; KOLİSTATE kullanım şekli; KOLİSTATE yan etki, istenmeyen-yan etkilerde yapılacaklar ve tavsiyeler vb. KOLİSTATE Flakon ile ilgili bilinmesi gereken hususlar)

KOLİSTATE 150 mg I.M./I.V. Flakon, Kas veya  damar içine enjekte edilerek ya da solunum yolu ile kullanılır, omurga içine (intratekal) ve kalp karıncık içine (intraventriküler) uygulanır.
Bileşimi : Her bir flakonda, etken madde olarak kolistin  (150 mg’a ) eşdeğer 384,615 mg
kolistimetat sodyum bulunur. (Sulandırılarak hazırlanan çözelti, 75 mg/ml kolistin baz
aktivitesine eşdeğer konsantrasyonda kolistimetat sodyum içermektedir).
Yardımcı madde: enjeksiyonluk su.

KOLİSTATE 150 mg I.M./I.V.Flakon’un etkin maddesi Polimiksin antibiyotiklerden olan kolistimetat sodyum, belirli tipteki bakterilerin sebep olduğu pneumonias, böbrek ve mesanenin bazı enfeksiyonlarını kapsayan ağır enfeksiyon hastalıkları tedavisinde damardan çözelti
damardan çözelti şeklinde verilir. KOLİSTATE genellikle bu tip bakteriyel enfeksiyonları tedavi etmek için
kullanılmaz. Ancak, diğer antibiyotikler bir sebepten dolayı uygun olmadığında,
KOLİSTATE kullanılabilir. KOLİSTATE Flakon ayrıca,kistik fibrozisu bulunan çocuklar  ve yetişkinlerde; Pseudomonas
aeruginosa’dan kaynaklanan  akciğer enfeksiyonlarında; şu durumlarda etkinlik gösterir.
-KOLİSTATE, üreyen pseudomonas aeruginosa suşunun tobramisine dirençli olduğu durumlarda
uzun süreli inhale olarak;
-KOLİSTATE, pseudomonas aeruginosa kolonizasyonu olan 6 yaşın altındaki hastalarda belirtiler
geliştiği takdirde uzun süreli inhale olarak ;
-KOLİSTATE, hastanın belirtisi olsun olmasın solunum yolu izolatlarında ilk defa Pseudomonas
aeruginosa üremesi olması durumunda sistemik antibiyotik tedavisi ile birlikte uzun
süreli inhale olarak;

KOLİSTATE 150 mg I.M./I.V.Flakon hakkında bilinmesi gereken hususular

Eğer, sizde porfiri veya miyastenia gravis var ise ya da astım hastalığı veya böbreklerinizde herhangi bir sorun var ise; KOLİSTATE kullanmadan önce hekiminize durumunuzu söyleyiniz.
Kolistin, kolistimetat sodyum ya da ilacın içindeki bileşenlere ya da diğer Polimiksinlere bir alerjiniz  (aşırı hassasiyet) var ise KOLİSTATE kullanmayınız.
KOLİSTATE solunduğunda solunum yollarının daralmasına bağlı göğüste sıkışma hissi görülebilir. Bunun önlenmesi için hekiminiz KOLİSTATE uygulanımı  öncesi veya sonrası doğrudan inhalasyon için başka bir ilaç reçete edebilir.
KOLİSTATE, 1 yaşından küçük çocuklara, böbrek gelişimleri tam olarak tamamlanmadığından bu yaş grubuna uygulanırken dikkatli olunması gerekmektedir.
KOLİSTATE, gebelikte ve emzirenlerde hekime danışılmadan kullanılmamalıdır.
İlacın anne karnındaki bebek üzerine etkisi bilinmemekle beraber, hamilelerde tıbbi zorunluluk halinde KOLİSTATE kullanılabilir.
KOLİSTATE konuşma bozukluğu ya da baş dönmesi gibi gelip geçici sinir sistemi rahatsızlıklarına, görme zayıflığı ve kafa karışıklığına (konfüzyona) sebep olabileceği ihtimaline karşı, makine ya da araç kullanmaktan uzak durunuz.

KOLİSTATE KOLİSTATE 150 mg I.M./I.V. Flakon’un diğer ilaçlarla etkileşimi

Gentamisin, tobramisin, amikasin ve netilmasin de dahil olmak üzere aminoglikozit grubu antibiyotikler ve böbrek fonksiyonlarını etkileyebilecek sefalosporinlerle KOLİSTATE’ın beraber kullanılması, böbreklerde zararlı etkilere yol açabilir.
KOLİSTATE kas gevşeticilerin etkisini artırabileceğinden, genel anestezide kullanılan kas gevşeticilerle beraber kullanılması sakıncalıdır.
KOLİSTATE solunum yoluyla alınırken aynı zamanda infüzyon olarak da kullanılması, ilacın yan etkilerini arttırabilir.
Sizde miyastenia gravis  var ise ve  sofloksasin, norfloksasin ve siprofloksasin gibi florokinolon antibiyotikler, azitromisin, klaritromisin veya eritromisin dahil makrolid antibiyotiklerle tedavi görüyorsanız; KOLİSTATE kullanmanız, ileride kas güçsüzlüğü ve solunum güçlüğüne sebep olabilir.
KOLİSTATE, aminoglikozit antibiyotikleriyle beraber kullanılmamalıdır. Kulak ve sinir sisteminde görülebilecek yan etkileri atrttırabilir.
KOLİSTATE solunum yoluyla alınırken aynı zamanda infüzyon olarak da kullanılması, ilacın olası yan  etkilerini daha da artırabilir.

KOLİSTATE KOLİSTATE 150 mg I.M./I.V Flakon’un kullanım şekli :

Kas içine enjekte veya damar içine infüzyon şeklinde uygulanır.

KOLİSTATE’ın doz miktarı ve tedavi süresi hastanın böbrek işlevi, vücut ağırlığı ve hastalığın şiddetine bağlı olarak hekiminizce belirlenecektir.
Hastalığın şiddetine göre böbrek fonksiyonu normal olan hastalarda KOLİSTATE dozu : 5 mg/kg/gün ( 2 veya 3’e bölünerek)

İlacınızı doğru dozda kullanıp kullanmadığınızdan emin olabilmeniz için belli aralıklarla, kan KOLİSTATE düzeyi tahlilleriniz yapılmalıdır.

KOLİSTATE Flakon’un olası yan etkileri

KOLİSTATE alırken, şiddetli karın ağrısı , nefes alıp vermede güçlük , kurdeşen, yüzde, dudaklarda, boğaz ve dilde şişlik gibi bir durumda hekiminizi bilgilendiriniz.

KOLİSTATE yan etki: böbrek tahlillerinde değişiklikler, kas zayıflığı, kaşınma, baş ağrısı, yüzde karıncalanma,

KOLİSTATE 150 mg I.M./I.V. enjeksiyon ve inhalasyon için liyofilize toz içeren flakon kısa ürün bilgilendirmesi

KOLİSTATE BİLEŞİMİ:
Etkin madde: 150 mg kolistin bazına eşdeğer miktarda 384,615 mg kolistimetat sodyum
Yardımcı madde: enjeksiyonluk su
4.1. Terapötik endikasyonlar
KOLİSTATE Flakon, duyarlı gram negatif basillerden kaynaklanan akut ya da kronik enfeksiyonların
tedavisinde kullanılır. Özellikle Pseudomonas aeruginosa’nın duyarlı türlerinin neden olduğu
enfeksiyonlarda endikedir. Bu antibiyotik Proteus veya Neisseria enfeksiyonlarında
kullanılmaz. KOLİSTATE, aşağıdaki gram negatif organizmalara bağlı enfeksiyonların
tedavisinde klinik olarak etkinliği kanıtlanmıştır: Enterobacter aerogenes, Escherichia coli,
Klebsiella pneumoniae, Pseudomonas aeruginosa ve Acinetobacter baumannii.
KOLİSTATE, gram negatif organizmalara bağlı oluştuğu tahmin edilen ve gram negatif
patojenik basillerden kaynaklanan ciddi enfeksiyonların başlangıç tedavisinde kullanılabilir.
İlaca dirençli bakteri gelişimini azaltmak ve KOLİSTATE’ın ve diğer antibakteriyel ilaçların
etkinliğini sağlamak için KOLİSTATE, “sadece çoklu dirence sahip bakterilerin” neden
olabileceğinden şüphelenilen veya enfeksiyonları tedavi etmek veya önlemek için
kullanılmalıdır.
Ayrıca KOLİSTATE Flakon, kistik fıbrozisli hastalarda — çocuk hastalarda dahil — Pseudomonas
aeruginosa’nın sebep olduğu akciğer enfeksiyonlarının tedavisinde inhalasyon yoluyla
kullanılır ve aşağıdaki koşullarda endikedir:
 Hastanın semptomu olsun olmasın solunum yolu izolatlarında ilk defa
Pseudomonas aeruginosa üremesi olması durumunda sistemik antibiyotik tedavisi
ile birlikte uzun süreli inhale olarak
 Pseudomonas aeruginosa kolonizasyonu olan 6 yaşın altındaki hastalarda
semptomlar geliştiği takdirde uzun süreli inhale olarak
 Üreyen Pseudomonas aeruginosa suşunun tobramisine dirençli olduğu durumlarda
uzun süreli inhale olarak.
4.2.KOLİSTATE uygulanım şekli ve pozoloji
Sistemik yol ile uygulama:
Yükleme dozu: Kreatinin klirensinden bağımsız olarak, TÜM HASTALAR İÇİN; 5 mg/kg bir
defada uygulanır ve 12 saat sonra idame dozu başlanır.
İdame Dozu: Normal böbrek fonksiyonu olan hastalar için (kreatinin klirensi ≥ 70 mL/dk)
günlük toplam doz 5 mg/kg/gün olacak şekilde hesaplanır. Toplam doz 2 veya 3’e bölünerek
verilir. Önerilen maksimum günlük doz 475 mg’dır. Obez hastalarda doz ayarlaması ideal
kiloya göre yapılacaktır.
Kistik fibröz IV doz: 3 — 8 mg/kg/gündür (ideal vücut ağırlığına göre hesaplanır, 3 eşit dozda
8 saatte bir uygulanır).
Günde 2 ila 3 defada uygulanır. Genellikle en az 5 günlük tedavi süresi önerilir.
Kistik fibrozisli hastalardaki tedavi süresi, hastanın tedaviye verdiği yanıta göre 6 aya kadar
uzayabilir.
İntravenöz ya da intramüsküler kullanım:
KOLİSTATE (150 mg/flakon), 2,0 ml enjeksiyonluk su ile çözülür. Sulandırılarak hazırlanan
çözelti, 75 mg/ml kolistin baz aktivitesine eşdeğer konsantrasyonda kolistimetat sodyum içerir.
Köpük oluşumunu önlemek için rekonstitüsyon süresince yavaşça döndürülür.
Hazırlanan çözelti kullanılmadan önce partikül oluşumu ve renk değişimi için gözle kontrol
edilmelidir. Berrak ve partikül içermeyen çözeltiler kullanılmalıdır.
İntratekal/ İntraventriküler Uygulama:
Menenjit, intratekal veya intravenöz uygulama dozu: 10 mg/gündür (intratekal doz genellikle
IV polimiksin ile birlikte verilir).
İnhalasyon yolu ile uygulama: Alt solunum yolu enfeksiyonlarının lokal tedavisinde 50-75
mg, nebülizör ile günde 2-3 defa, 3-4 mL serum fizyolojik içinde uygulanır.
Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler:
Karaciğer yetmezliği olan hastalarda veri yoktur. Bu hastalarda kolistimetat sodyum
uygulanırken dikkatli olunmalıdır.
Böbrek yetmezliğinde doz ayarlaması gereklidir. Böbrek fonksiyon yetmezliği bulunan hastalar
için mevcut farmakokinetik veriler çok sınırlıdır.
Böbrek yetmezliği olan hastalarda günlük dozun azaltılması gerekir.
Böbrek yetmezliği olan hastalarda önerilen dozaj değişiklikleri aşağıdaki tabloda
bulunmaktadır:
Kreatinin
klirensi (mL/dk)
Günlük toplam doz* Uygulama sıklığı Minimum Maksimum
60 300 mg 420 mg
12 saatte bir defa
50 262,5 mg 367,5 mg
40 225 mg 315 mg
30 187,5 mg 262,5 mg
20 150 mg 210 mg
≤ 10 112,5 mg 157,5 mg
*Toplam günlük doz = Hedeflenen kan konsantrasyonu (mg/L) x [(1,5 x
CrCln) + 30] (hedeflenen kan konsantrasyonları minimum dozlarda 2,5
mg/L ve maksimum dozlarda 3,5 mg/L olarak alınmıştır).
Dozlar 1,73 m2 vücut yüzey alanına (VYA) sahip (ortalama 70 kg) bir
bire göre hesaplanmıştır. Tam bir hesaplama için VYA’ya göre
düzeltilmiş kreatinin klirensi kullanılmalıdır (CrCln = CrCl x
VYA/1,73m2
).
Hemodiyaliz uygulanan hastalarda kullanılması gereken KOLİSTATE 150 mg I.M./I.V.
Enjeksiyon ve İnhalasyon İçin Liyofilize Toz İçeren Flakon dozu ve doz aralığı aşağıdaki
tabloda yer almaktadır:
Hemodiyaliz
Hemodiyaliz yapılmayan günlerde günlük
toplam 105 mg olarak 12 saatte bir uygulanır.
Diyaliz günlerinde toplam 150 mg doz ikiye
bölünür ve ilk yarısı hemodiyalizin son
saatinde diğer yarısı da bundan 12 saat sonra
uygulanır.
Sürekli Ayaktan Periton Diyalizi
(CAPD) Günde tek doz 160 mg
Sürekli Renal Replasman Tedavisi
(CRRT)
Ortalama serum kararlı hal konsantrasyonu
3,5 mcg/mL için toplam doz 672 mg’dır.
Doz 12 saatte bir uygulanacak şekilde
bölünür.
Pediyatrik popülasyon:
Klinik çalışmalarda, kolistimetat sodyum pediyatrik popülasyon için kullanılmıştır. Yetişkinler
ve pediyatrik popülasyonda benzer yan etkiler görülmesine rağmen, pediyatrik popülasyonda
toksisitenin subjektif semptomları rapor edilmeyebilir. Bu yüzden, pediyatrik hastalar için
yakın klinik izleme tavsiye edilir.
Anormal dağılım gösteren kistik fibrozisi olan hastalarda terapötik serum düzeylerini korumak
için daha yüksek dozlara ihtiyaç duyulabilir.
Geriyatrik popülasyon:
Kolistimetat sodyum ile, 65 yaş ve üzeri yaşlılarda yetişkinlerden farklı cevap alınıp
alınmadığını tayin etmek için yapılan klinik çalışmalarda hasta sayısı yeterli değildi. Diğer
bildirilen klinik çalışmalarda, yaşlılar ve yetişkinler arasında farklılıklar görülmemiştir. Genel
olarak, en küçük doz aralığında başlanarak, düşük böbrek, karaciğer ve kalp fonksiyonlarının
ve eşlik eden hastalığın veya diğer ilaç tedavisinin sıklık önemini belirterek geriyatrik
popülasyon için doz seçiminde dikkatli olunması gerekir. KOLİSTATE’in önemli bir bölümü
böbrekler ile atılır. Toksik reaksiyonların KOLİSTATE’a riski, böbrek yetmezliği olan
hastalarda daha büyük olabilir. Çünkü geriyatrik hastaların böbrek fonksiyonları daha düşüktür.
Doz seçiminde önlem alınması gerekir ve böbrek fonksiyonları yakınen takip edilmelidir.
4.3. Kontrendikasyonlar
Kolistimetat sodyum, kolistin veya formülasyonda bulunan herhangi bir bileşene karşı aşırı
duyarlı olan hastalarda kullanımı kontrendikedir. Polimiksin B’ye karşı aşırı duyarlı olan
hastalarda kontrendikedir.
4.4.KOLİSTATE için özel kullanım uyarıları
Tedavi altındaki patojenlerin kalan duyarlılıkları göz önünde bulundurularak mümkün
olduğunda intravenöz kolistimetat sodyum başka bir antibakteriyel ajan ile beraber dikkatli
uygulanmalıdır. İntravenöz kolistine karşı direnç gelişimi özellikle monoterapi olarak
kullanıldığında ortaya çıktığından direnç oluşumunu önlemek için diğer antibakteriyellerle
birlikte uygulanması ayrıca dikkate alınmalıdır.
İntravenöz kolistimetat sodyumun etkililiği ve güvenliliği hakkında sınırlı klinik veri
bulunmaktadır. Tüm alt popülasyonlarda önerilen dozlar sınırlı verilere (klinik ve
farmakokinetik/farmakodinamik veriler) dayanmaktadır. Özellikle, yüksek doz (> 6MIU/gün)
kullanımı ve yükleme dozun kullanımı ve özel popülasyonlar (böbrek yetmezliği olan hastalar
ve pediyatrik popülasyon) için sınırlı güvenlik verileri bulunmaktadır. Kolistimetat sodyum,
sadece daha yaygın olarak kullanılan başka antibiyotiklerin etkili veya uygun olmadığı
durumlarda kullanılmalıdır.
Böbrek fonksiyonlarının izlenmesi, tedavinin başında ve tedavi sırasında düzenli olarak tüm
hastalarda yapılmalıdır. Kolistimetat sodyum dozu, kreatinin klirensine göre ayarlanmalıdır
(bkz. Bölüm 4.2). Hipovolemik olan veya potansiyel olarak nefrotoksik başka ilaç alan
hastalarda kolistinden dolayı nefrotoksisite riski artar (bkz. Bölüm 4.5 ve 4.8). Bazı
çalışmalarda nefrotoksisitenin kümülatif doz ve tedavi süresi ile ilişkili olduğu rapor
edilmiştir. Uzun süreli tedavi süresinin faydası, potansiyel olarak artmış renal toksisite riski
ile dengelenmelidir.
1 yaşından küçük bebeklerde böbrek fonksiyonları tam olarak olgunlaşmadığı için bu yaş
grubunda kolistimetat sodyum uygulandığında dikkat edilmesi önerilir. Ayrıca, kolistimetat
sodyumun kolistine dönüşümü üzerine immatür böbrek ve metabolik fonksiyonun etkisi
bilinmemektedir.
Alerjik reaksiyon durumunda, kolistimetat sodyum ile tedavi kesilmeli ve uygun önlemler
alınmalıdır.
Doz aşımı veya böbrek yetmezliği olan hastalarda dozun doğru azaltılmaması ile bağlantılı
olabilen kolistimetat sodyumun yüksek serum konsantrasyonunlarının yüzdeki parestezi, kas
güçsüzlüğü, vertigo, geveleyerek konuşma, vazomotor dengesizlik, görme bozukluğu,
konfüzyon, psikoz ve apne gibi nörotoksik etkilere yol açtığı rapor edilmiştir. Doz aşımının
belirtileri olan ekstremitelerde görülen perioral parestezi ve parestezi gözlemlenmelidir (bkz.
Bölüm 4.9).
Kolistimetat sodyumun, nöro-musküler kavşakta asetil-kolinin presinaptik salınımını azalttığı
bilinmektedir ve miyastenia gravis’li hastalarda, ancak çok açık bir şekilde gerek duyulması
halinde ve azami dikkat ile kullanılmalıdır.
Kolistimetat sodyumun intramüsküler uygulamasından sonra solunum durması rapor
edilmiştir.
Bozulmuş böbrek fonksiyonu, kolistimetat sodyumun uygulanmasından sonra apne ve
nöromüsküler blokaj olasılığını arttırır.
Porfirili hastalarda kolistimetat sodyum çok dikkatli kullanılmalıdır.
Antibiyotik ile ilişkili kolit ve psödomembranöz kolit neredeyse tüm anti-bakteriyel ajanlarla
birlikte rapor edilmiştir ve kolistimetat sodyum ile oluşabilir. Ciddiyeti, hafif ile hayatı tehdit
eden bir aralıkta olabilir. Kolistimetat sodyum kullanımı sırasında veya sonrasında diyare
gelişen hastalarda bu tanıyı dikkate almak önemlidir (bkz. Bölüm 4.8). Terapinin
durdurulması ve Clostridium difficile için spesifik tedavinin uygulanması düşünülmelidir.
Peristalsisi inhibe eden tıbbi ürünler verilmemelidir.
İntravenöz kolistimetat sodyum kan beyin bariyerini klinik açıdan önemli derecede geçmez.
Menenjit tedavisinde intratekal ya da intraventriküler kolistimetat sodyum kullanımı, klinik
araştırmalarda sistematik olarak araştırılmamış ve yalnızca olgu sunumlarıyla desteklenmiştir.
Pozolojiyi destekleyen veriler çok sınırlıdır. Kolistimetat sodyum uygulamasının en sık
gözlenen yan etkisi aseptik menenjittir (bkz. Bölüm 4.8).
İnhalasyon olarak kullanılan antibiyotiklerde bronkospazm oluşabilir. Bu durum uygun beta2-
agonisti kullanarak önlenebilir veya tedavi edilebilir. Eğer çok rahatsız ediciyse tedavi
sonlandırılır.
4.5. KOLİSTATE Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri
İntravenöz kolistimetat sodyumun potansiyel olarak nefrotoksik veya nörotoksik olan başka
ilaçlarla eş zamanlı kullanımında çok dikkatli olunmalıdır.
Az deneyim olduğundan ve genel toksisite olasılığından dolayı diğer kolistimetat sodyum
formülasyonları ile eş zamanlı kullanımında dikkatli olunmalıdır.
İn vivo etkileşim çalışmaları yapılmamıştır. Kolistimetat sodyumun aktif maddesine, kolistine
dönüşme mekanizması karakterize edilmemiştir. Böbrek nakilleri de dahil olmak üzere kolistin
klirensinin mekanizması eşit derecede bilinmemektedir. Kolestimetat sodyum veya kolistin,
insan hepatositlerinde in vitro çalışmalarda test edilen herhangi bir P 450 (CYP) enzim
aktivitesini (CYP1A2, 2B6, 2C8, 2C9, 2C19 ve 3A4/5) indüklememiştir.
KOLİSTATE, renal taşıyıcı mekanizmalar için substratlar olarak bilinen ilaçlar ya da ilaç
metabolize edici enzimleri indüklediği ya da inhibe ettiği bilinen ilaçlarla birlikte
uygulandığında, potansiyel ilaç-ilaç etkileşimleri dikkate alınmalıdır.
Kolistinin asetilkolin salınımı üzerindeki etkileri nedeniyle depolarizan olmayan kas
gevşeticiler, etkileri uzatabileceğinden kolistimetat sodyum alan hastalarda dikkatli
kullanılmalıdır (bkz. Bölüm 4.4).
Kolistimetat sodyum ile azitromisin ve klaritromisin gibi makrolidlerin veya norfloksasin ve
siprofloksasin gibi florokinolonların birlikte uygulanması miyastenia gravisli hastalarda
dikkatli yapılmalıdır (bkz. Bölüm 4.4).
Potansiyel olarak nörotoksik ve/veya nefrotoksik başka ilaçlarla ile kolistimetat sodyumun aynı
zamanda kullanımından kaçınılmalıdır. Bunlara gentamisin, amikasin, netilmisin ve tobramisin
gibi aminoglikozid antibiyotikler dahildir. Sefalosporin antibiyotikleri ile birlikte verilirse
nefrotoksisite riski artabilir.
Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler:
Özel popülasyonlara ilişkin hiçbir klinik etkileşim çalışması yürütülmemiştir.
Pediyatrik popülasyon:
Pediyatrik popülasyona ilişkin hiçbir klinik etkileşim çalışması yürütülmemiştir.
4.6. Gebelik ve laktasyon
Gebelik kategorisi: C
KOLİSTATE, çocuk doğurma potansiyel bulunan kadınlarda dikkatli kullanılmalıdır.
Yeterli veri olmadığı için çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar bu ilacı kullandıkları
dönemde etkin bir doğum kontrol yöntemi kullanmalıdır.
Gebe kadınlarda kolistimetat sodyum kullanımı ile ilgili yeterli veri yoktur. İnsan
gebeliklerinde yapılan tek doz çalışmaları, kolistimetat sodyumun plasenta bariyerini geçtiğini
ve gebe hastalara tekrarlanan dozlar verilmesi halinde fetal toksisite riskinin olabileceğini
göstermektedir. Hayvan çalışmaları, kolistimetat sodyumun üreme ve gelişim üzerindeki
etkisi bakımından yetersizdir (bkz. Bölüm 5.3. Klinik öncesi güvenlilik verileri). Gebelikte
kolistimetat sodyum ancak anneye sağlanan fayda fetusun potansiyel riskinden daha ağır
basarsa kullanılmalıdır.
KOLİSTATE gebe bir kadına tıbbi zorunluluk durumunda risk yarar durumu göz önüne
alınarak doktor kararı ile verilmelidir.
KOLİSTATE gerekli olmadıkça gebelik döneminde kullanılmamalıdır.
Kolistimetat sodyum anne sütüne geçmektedir. Emziren kadınlara sadece ihtiyaç
duyulduğunda Kolistimetat sodyum uygulanmalıdır.
Kolistimetat sodyum’un süt ile atılımı hayvanlar üzerinde araştırılmamıştır. Emzirmenin
durdurulup durdurulmayacağına ya da KOLİSTATE tedavisinin durdurulup
durdurulmayacağına/tedaviden kaçınılıp kaçınılmayacağına ilişkin karar verilirken,
emzirmenin çocuk açısından yarayı ve KOLİSTATE tedavisinin emziren anne açısından
faydası dikkate alınmalıdır. Gerekli olmadıkça emzirme döneminde kullanılmamalıdır.
KOLİSTATE kullanımı süresince araç ve makine kullanılmamalıdır.
4.8.KOLİSTATE İstenmeyen etkiler
Sistemik tedavi
Yan etki olasılığı yaş, böbrek fonksiyonu ve hastanın durumu ile ilişkili olabilir. fibrozisli hastalarda hastaların %27’sinde nörolojik olaylar bildirilmiştir. Bunlar
genellikle hafiftir ve tedavi sırasında veya tedaviden kısa bir süre sonra düzelir.
Nörotoksisite, aşırı doz, böbrek yetmezliği olan hastalarda dozun düşürülememesi ve
nöromüsküler bloke edici ilaçların veya benzer nörolojik etkilere sahip diğer ilaçların birlikte
kullanılması ile ilişkili olabilir. Dozu azaltmak semptomları hafifletebilir. Etkiler, apne, geçici
duyu bozuklukları (yüzdeki paraestezi ve vertigo gibi) ve seyrek olarak vazomotor
dengesizlik, geveleyerek konuşma, görme bozuklukları, konfüzyon veya psikozu içerebilir.
Normal renal fonksiyonu olan hastalarda tavsiye edilen dozların üstünde veya böbrek
yetmezliği olan hastalarda dozun düşürülmede başarısız olması veya diğer nefrotoksik
ilaçların eş zamanlı kullanımı sonrasında renal fonksiyon üzerine istenmeyen etkiler rapor
edilmiştir. Etkiler genellikle tedavinin kesilmesiyle geri döndürülebilir.
Önerilen doz limitleri içinde tedavi edilen kistik fibrozisli hastalarda nefrotoksisite seyrek
olarak görülmektedir (%1’den az). Hastaneye yatmış kistik fibrozisi olmayan ciddi derecede
hastalarda, hastaların yaklaşık %20’sinde nefrotoksisite bulguları bildirilmiştir.
Ciltte kızarıklık ve ilaç ateşi gibi aşırı duyarlılık reaksiyonları bildirilmiştir. Eğer bunlar
ortaya çıkarsa, tedavi durdurulmalıdır.
Enjeksiyon bölgesinde lokal tahriş oluşabilir.
Bağışıklık sistemi hastalıkları
Bilinmiyor: Deri döküntüsü ve anjiyoödem gibi aşırı duyarlılık reaksiyonları
Sinir sistemi hastalıkları
Çok yaygın: Yüz, ağız ve peri-oral paraestezi, baş ağrısı ve kas güçsüzlüğü gibi nörotoksisite
Bilinmiyor: Baş dönmesi, ataksi
Deri ve deri altı doku hastalıkları
Çok yaygın: Kaşıntı
Böbrek ve idrar yolu hastalıkları
Çok yaygın: Artan kan kreatinin ve/veya üre ve/veya azalmış kreatinin renal klirensi ile ortaya
çıkan böbrek yetmezliği
Seyrek: Böbrek yetmezliği
Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar
Bilinmiyor: Enjeksiyon bölgesi reaksiyonu
İnhalasyon tedavisi:
İnhalasyon ile öksürme ve bronkospazm oluşabilir.
Ağız veya boğaz ağrısı bildirilmiştir ve Candida albicans enfeksiyonuna veya aşırı duyarlılığa
bağlı olabilir. Deri döküntüsü de aşırı duyarlılığı gösterebilir, eğer bu gerçekleşirse tedavi
kesilmelidir.
Bağışıklık sistemi hastalıkları
Bilinmiyor: Deri döküntüsü gibi aşırı duyarlılık reaksiyonları
Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar
Çok yaygın: Öksürük, göğüste sıkışma, bronkokonstriksiyon veya bronkospazm
Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar
Bilinmiyor: Boğaz ağrısı ve ağız ağrısı.
Kolistimetat sodyum ile tedavide deri döküntüsü gibi hipersensitivite reaksiyonları ortaya
çıkarsa ilaç geri çekilmelidir.
İnhalasyon uygulaması:
İnhalasyon ile öksürme ve bronkospazm oluşabilir.
4.9. Doz aşımı ve tedavisi
Doz aşımı, böbrek yetersizliği, kas güçsüzlüğü, apne, baş dönmesi, geveleyerek konuşma,
vazomotor dengesizlik, görme bozukluğu, konfüzyon ve psikoz ile olası solunum durmasına
yol açabilen nöromüsküler blokajla sonuçlanabilir. Doz aşımı aynı zamanda azalan idrar çıkışı
ve artmış serum BUN ve kreatinin konsantrasyonları ile karakterize akut böbrek yetmezliğine
de neden olabilir.
Özel bir antidot yoktur, destekleyici tedavi ile tedavi edilir. Kolistinin eliminasyon oranını
arttırmak için önlemler, örn. mannitol diürez, uzamış hemodiyaliz veya periton diyalizi
denenebilir, ancak etkinliği bilinmemektedir.
5. FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLER
Farmakoterapötik grubu ve ATC kodu: : Sistemik kullanım için antibakteriyeller, Polimiksinler- J01XB01
Etki mekanizması
Kolistin, polimiksin grubuna ait bir siklik polipeptid antibakteriyel ajandır. Polimiksin
antibiyotikleri, hücre membranına zarar vererek çalışırlar ve oluşan fizyolojik etkiler bakteri
için öldürücüdür. Polimiksinler, hidrofobik dış membranı olan Aerobik Gram-negatif
bakteriler için seçicidir.
Direnç
Dirençli bakteri, etanolamin veya aminoarabinos ile bağlanarak lipopolisakkaritlerin fosfat
gruplarının değişimi ile karakterize olurlar. Proteus mirabilis ve Burkholderia cepacia gibi
dirençli Gram negatif bakteriler, etanolamin veya aminoarabinos ile fosfolipidlere tam
bağlanma gösterir.
Kolistin (polimiksin E) ve polimiksin B arasında çapraz direnç beklenebilir. Polimiksinlerin
etki mekanizması diğer antibiyotiklerden farklı olduğundan, tek başına yukarıdaki mekanizma
ile kolistin ve polimiksine oluşan direncin diğer ilaç sınıflarına karşı oluşması beklenmeyebilir.
Farmakokinetik/Farmakodinamik bağlantısı
Polimiksinlerin duyarlı bakteriler üzerinde konsantrasyona bağlı bakterisid etkisi olduğu
bildirilmiştir. fAUC/MIC’in klinik etkinlik ile ilişkili olduğu düşünülmektedir.
EUCAST Kesilme Noktaları Duyarlı (S) Dirençli (R) a
Acinetobacter S ≤ 2 R > 2 mg/L
Enterobacteriaceae S ≤ 2 R > 2 mg/L
Pseudomonas spp S ≤ 4 R > 4 mg/L
a
2-3 MIU x 3 dozuna bir Kesme Noktası uygulanır. Bir yükleme dozu (9 MIU) gerekebilir.
Duyarlılık
Kazanılmış direnç prevalansı coğrafi olarak ve seçilen türler için zamanla değişebilir ve
dirençle ilgili yerel bilgiler özellikle şiddetli enfeksiyonları tedavi ederken istenir. Direncin
yerel yaygınlığı en azından bazı enfeksiyon türlerinde ajanların yararlanılması şüpheli olduğu
zaman, gerekli ise uzman tavsiyesi aranmalıdır.
Yaygın duyarlı türler
Acinetobacter baumannii
Haemophilus influenza
Klebsiella spp
Pseudomonas aeruginosa
Kazanılmış direnç sorunu olabilecek türler
Stenotrophomonas maltophilia
Achromobacter xylosoxidans (formerly Alcaligenes xylosoxidans)
Özünde dirençli organizmalar
Burkholderia cepacia and related species.
Proteus species
Providencia species
Serratia species
5.2 Farmakokinetik Özellikler
Kolistimetat sodyum beyaz veya hemen hemen beyaz, kokusuz ve nem çekici tozdur. Suda
çok çözünür, alkolde az çözünür ve pratik olarak aseton ve eterde çözünmez.
Emilim:
Kolistimetat sodyum ve kolistinin farmakokinetiği ile ilgili bilgiler sınırlıdır.
Kritik hastalardaki farmakokinetiğin, daha az ciddi fizyolojik bozukluğu olanlardan ve
sağlıklı gönüllülerde olanlardan farklı olduğuna dair göstergeler vardır. Aşağıdaki veriler
kolistimetat sodyum/kolistin plazma konsantrasyonlarını belirlemek için YBSK kullanılan
çalışmalara dayanmaktadır.
Kolistimetat sodyum infüzyonundan sonrasında, aktif olmayan ön ilaç aktif kolistine dönüşür.
Kolistinin plazma konsantrasyonları pikinin, kritik hastalardaki kolistimetat sodyum
uygulamasından 7 saat sonra oluştuğu gösterilmiştir.
Gastrointestinal sistemden emilim, normal bireyde kayda değer ölçüde görülmez.
Nebülizasyon ile verildiğinde, aerosol partikül büyüklüğüne, nebülizatör sistemine ve akciğer
durumuna bağlı olarak değişken emilim rapor edilmiştir. Sağlıklı gönüllülerde ve çeşitli
enfeksiyonları olan hastalarda yapılan çalışmalarda, sıfırdan serum potansiyeli 4 mg/l veya
daha fazla olan potansiyel terapötik konsantrasyonlara ulaşıldığı rapor edilmiştir. Bu nedenle,
inhalasyon yoluyla hastaları tedavi ederken sistemik absorpsiyon olasılığı akılda
bulundurulmalıdır.
Dağılım:
Sağlıklı deneklerde kolistinin dağılım hacmi düşüktür ve yaklaşık olarak hücre dışı sıvıya
(ECF) karşılık gelir. Kritik hastalıklardaki dağılım hacmi uygun şekilde genişletilmiştir.
Protein bağlanması orta derecelidir ve daha yüksek konsantrasyonlarda azalır. Meningeal
inflamasyonun yokluğunda, beyin omurilik sıvısına (CSF) penetrasyon minimaldir, ancak
meningeal inflamasyon varlığında artar.
Hem kolistimetat sodyum hem de kolistin, klinik olarak doz aralığı ile ilişkili lineer
farmakokinetik gösterir.
Eliminasyon:
Sağlıklı deneklerde kolistimetat sodyumun yaklaşık %30’unun kolistine dönüştüğü, klerensinin
kreatinin klerense bağlı olduğu ve böbrek fonksiyonu azaldığı için, kolistimetat sodyumun
daha büyük bir kısmının kolistine dönüştüğü tahmin edilmektedir. Böbrek fonksiyonu çok
zayıf olan hastalarda (kreatinin klerensi <30 ml/dak), dönüşümün boyutu %60 ila %70 gibi
yüksek olabilir.
Kolistimetat sodyum, ağırlıklı olarak glomerüler filtrasyon yoluyla böbrekler tarafından
elimine edilir. Sağlıklı deneklerde, kolistimetat sodyumun %60 ila %70’i 24 saat içinde idrarda
değişmeden atılır.
Aktif kolistinin eliminasyonu eksik olarak karakterize edilir. Kolistin, geniş renal tübüler
reabsorbsiyona uğrar ve renal birikim potansiyeli ile ya renal olmayan yolla temizlenir ya da
renal metabolizmaya uğrayabilir. Kolisitn klerensi, muhtemelen artan kolistimetat sodyum
dönüşümüne bağlı olarak böbrek yetmezliğinde azalır.
Sağlıklı deneklerde ve kistik fibrozisli olanlarda kolistinin yarı ömrü sırasıyla yaklaşık 3 saat
ve 4 saat civarındadır ve toplamda yaklaşık 3 L/saat toplam klerens ile bildirilmiştir. Kritik
hastalarda, 9-18 saat civarında uzayan yarılanma ömrü bildirilmiştir.
Kolistimetat sodyumun doğrusal olup olmadığı ile ilgili yeterli veri bulunmamaktadır.
KOLİSTATE’ın önemli bir bölümü böbrekler ile atıldığından böbrek yetmezliği olan
hastalarda doz ayarlaması yapılmalı ve gerekli önemler alınarak kontrol altında
kullanılmalıdır.
Yetişkinler ve pediyatrik popülasyonda benzer yan etkiler görülmesine rağmen, pediyatrik
popülasyonda toksisitenin subjektif semptomları rapor edilmeyebilir. Bu nedenle, pediyatrik
hastalar için yakın klinik izleme tavsiye edilir.
KOLİSTATE’ın önemli bir bölümü böbrekler ile atıldığından toksik reaksiyonların
KOLİSTATE’a riski, böbrek yetmezliği olan hastalarda daha büyük olabilir. Ayrıca geriyatrik
hastaların böbrek fonksiyonları daha düşüktür. Bu yüzden doz seçiminde önlem alınması
gerekir ve böbrek fonksiyonları izlenmelidir.
5.3 Klinik öncesi güvenlilik verileri
Kolistimetat sodyum için potansiyel genotoksisite verileri sınırlıdır ve karsinojenite verileri
bulunmaz. Kolistimetat sodyum, insan lenfositlerinde in-vitro kromozomal bozukluğa neden
olmuştur. Bu etki önceden incelenen mitotik içerikteki azalma ile ilgili olabilir.
6. FARMASÖTİK ÖZELLİKLER
6.1. Yardımcı maddelerin listesi
Çözücü ampul:
Enjeksiyonluk su
6.2. Geçimsizlikler
KOLİSTATE çözeltisi başka ilaçlarla karıştırılmamalıdır. KOLİSTATE çözeltisine
eritromisin, tetrasiklin ya da sefalotin sodyum gibi diğer antibiyotiklerin ilavesi çökeltiye
neden olabilir.
6.3. KOLİSTATE ilk açılmadan önce raf ömrü: 36 aydır.
Rekonstitüsyon sonrası raf ömrü: 7 gündür.
6.4. Saklamaya yönelik özel tedbirler
Rekonstitüsyon çözeltisi buzdolabında (2°C ila 8°C) saklanmalı ve 7 gün içinde kullanılmalıdır.
Kolistimetat sodyum içeren infüzyon çözeltisi yeni hazırlanmalı ve 24 saat içinde
kullanılmalıdır.

KOLİSTATE rahsatı, Biem İlaç San. ve Tic. A.Şti’ne aittir.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*