OXAP 20 mg Film Tablet

Endikasyon Bilgisi :

İlacın etken maddesi Olmesartan’dır. OXAP 20 mg, kan damarlarını daraltarak kan basınının yükselmesine sebep olan ‘‘anjiyotensin II’’ olarak bilinen maddenin  kan damarlarını daraltmasını önleyerek, kan basıncını düşürüp kan akışını düzenleyen yüksek tansiyon ilacıdır.

OXAP 20 mg Film Tablet Hakkında Bilinmesi Gereken Hususlar :

  1. İlacın etken maddesine karşı bir alerjiniz var ise; kullanmanız önerilmez.
  2. Böbrek hastalığı ya da karaciğer bozukluğu var ise ya da  konjestif kalp yetmezliği, vücutta su kaybı, kanda potasyum seviyesinin yüksek olması; durumlarından birisine sahipseniz, OXAP ‘a başlamadan önce hekiminizi bilgilendirmelisiniz. İlacınızı güvenli bir şekilde kullanabilmeniz için doz ayarlamalarına ve spesifik testlere ihtiyaç duyulabilir.
  3. Kontrendikeleri: potasyum takviyeleri veya tuz türevleri kullanmak, safra yollarında tıkanıklık, renal yetmezlik, hamilelik, sarılık, alkol, diyabet, alerji hassasiyeti
  4. Etkileşim: Kolesevelam Hidroklorid, antiasitler, diğer antihipertansif ilaçlar, non-steroid antienflamatuvarlar, heparin, lityum içeren ilaçlar, ADE inhibitörleri, diüretikler,
  5. OXAP ‘ın durumunuzu iyileştirdiğinden emin olmanız için tansiyonunuzu belirli aralıklarla kontrol ettirmelisiniz. Ayrıca böbrek ve  karaciğer fonksiyonlarınızı da test ettirmelisiniz.
  6. OXAP alırken alkol kullanmaktan kaçınınız. Alkol tansiyonunuzu daha da düşürebilir  ve ilacın yan etkilerini daha da arttırabilir.
  7. OXAP düşünce ve reaksiyonlarınızı bozabilecek özelliklere sahiptir. Eğer makine ya da araç kullanacaksanız çok dikkatli olmalısınız.
  8. OXAP, hamilelikte C  kategorisinde; emzirme ve gebelik dönemlerinde hekiminizle görüşmeden kullanmayınız.

 

OXAP 20 mg Film Tablet’in Kullanım Şekli :

  1. Hekiminiz bu ilacı nasıl reçete ettiyse o şekilde kullanmanız gerekmektedir. Yanlış kullanım ve talimat dışı uygulamalar hastalığın seyrini olumsuz yönde  etkiler. OXAP ‘ı size verilen dozlardan daha fazla kullanmayınız. Tedavi sürecinde lütfen hekiminizin direktiflerine uyunuz. OXAP kullanımı yalnızca hekiminizin  kararıyla değiştirilmeli veya son verilmelidir.
  2. İlacınızın her dozunu bir bardak dolusu su ile beraber içiniz. OXAP , aç veya tok karına kullanılabilir.  Doz: günlük 1 x 10-40 mg

İlacın Olası Yan Etkileri

  1. OXAP alırken, nefes alıp vermede güçlük, kurdeşen, yüzde , dudaklarda , dilde ve boğazda şişlik gibi bir durumda hekiminizi bilgilendiriniz.
  2. OXAP yan etki :Göğüs ağrısı, ellerde ve ayaklarda şişlik, halsizlik, kaslarda ağrı ve güçsüzlük, ateş, mide bulantısı, ekşime, rinit, öksürme, baş dönmesi, ağrılı idrar yapımı veya kanlı idrar

İlaç Etken Maddesi:  Olmesartan medoksomil
İlaç Marka İsmi: OXAP 20 mg Film  Tablet
OXAP 20 mg sırasıyla; Kalp Damar Sistemi, Renin-Anjiyotensin Sistemi, Anjiyotensin II antagonistleri ve olmesartan medoksomil şeklinde sınıflandırılmış olup, C09CA08 ATC koduyla İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumundaki ruhsatlı ilaçlar arasında yer alır. Eczaneden normal reçeteyle temin edebileceğiniz OXAP 20 mg, SANOFİ İLAÇ SANAYİ firmasının ürünüdür .

OXAP 20 mg Film Tablet’e ait kullanım talimatı (ilaç prospektüsü)

Bileşimi : etken madde: olmesartan medoksomil; yardımcı maddeler ise Mikrokristalize selüloz (Avicel PH101), hidroksipropilselüloz, düşükhidroksipropil selüloz, susuz kolloidal silika (Aerosil 200) laktoz monohidrat (inek sütü
kaynaklı) püskürtülerek kurutulmuş, 316FF, mikrokristalize selüloz (Avicel PH102),
magnezyum stearat ve Opadry 03A23889 Beyaz (hidroksipropilmetilselüloz 2910/hipromelloz 6
cP, titanyum dioksit, talk) bileşenlerinden oluşur. OXAP beyaz renkli, yuvarlak, film tabletlerdir.
1. OXAP 20 mg nedir ve ne için kullanılır?
OXAP 20 mg Film Tablet, kan damarlarını gevşeterek kan basıncının düşürülmesine yardımcı olan, olmesartan
medoksomil adlı madde içeren bir ilaçtır. 28 ve 84 film tablet halinde kullanım için takdim edilmiştir.
OXAP anjiyotensin-II reseptör antagonistleri adlı bir ilaç grubunun üyesidir.
OXAP sebebi bilinmeyen yüksek kan basıncı (esansiyel hipertansiyon) tedavisi için doktorunuz
tarafından gerekli görüldüğü takdirde yaşlılarda, 6 ile 18 yaş arasındaki çocuk ve ergenlerde
kullanılır. Yüksek kan basıncı, kalp, böbrek, beyin ve göz gibi organlarda kan damarlarına zarar
verebilir. Bu durum, bazen kalp krizi, kalp ya da böbrek yetmezliği, inme veya körlük gibi
sonuçlar doğurabilir. Genellikle yüksek kan basıncının belirtileri yoktur. Ortaya çıkabilecek
zararları engellemek için kan basıncını kontrol etmek önemlidir.
Yüksek kan basıncı, OXAP gibi ilaçlarla kontrol altında tutulabilir. Hekiminiz, kan basıncını
düşürmek için kilo vermek, sigarayı bırakmak,
alınan alkol miktarını ve yemeklerde kullanılan tuz oranını azaltmak gibi hayat tarzınıza dair bazı değişiklikler yapmanızı ve aynı zamanda yürüyüş ve yüzme gibi rutin egzersizler yapmanızı sizden isteyecektir. Bu tavsiyelere uyunuz.
2. OXAP’ın içindeki etken maddeye ya da diğer bileşenlere karşı alerjikseniz veya şeker hastalığı ya da böbrek işlevlerinde bozukluk, gebelik, göz ve ciltte sarılık veya safra taşı, safra kanalında tıkanma var ise; OXAP’ı kullanmayınız.
Uyarılar ve önlemler
Yüksek tansiyon tedavisinde kullanılan aşağıdaki ilaçlardan birisi ile tedavi görüyorsanız hekiminizle görüşünüz:
• Aliskiren,
• Özellikle diyabetle ilişkili böbrek problemleri var ise; ADE-inhibitörü (örneğin, enalapril,
lisinopril, ramipril).
Hekiminiz böbrek işlevlerinizi ve kanınızdaki elektrolit (örn. potasyum) miktarını periodik olarak izleyebilir.
Aşağıdaki durumlarda OXAP’ı dikkatli kullanınız.
• Böbrek fonksiyon bozukluğunuz varsa,
• Karaciğer hastalığınız varsa,
• Kalp yetmezliğiniz ya da kalp kapakçığı veya kalp kası ile ilgili rahatsızlığınız varsa,
• Şiddetli kusuyorsanız veya ishalseniz, yüksek dozda idrar söktürücü (diüretik) tedavisi
görüyorsanız ya da düşük tuz içeren diyet uyguluyorsanız,
• Kan tahlillerinizde yüksek potasyum tespit ediliyorsa,
• Safra kanalında tıkanıklık varsa,
• Böbreküstü bezlerinizle ilgili probleminiz varsa.
Ciddi, kalıcı olan ve önemli kilo kaybına neden olan bir ishal yaşarsanız doktorunuzla temasa
geçin. Doktorunuz semptomlarınızı değerlendirebilir ve kan basıncı ilaçlarınıza nasıl devam
edeceğinize karar verebilir.
Kan basıncını azaltan her ilaçla olduğu gibi, kalp veya beyine ait kan akımı bozuklukları olan
hastalarda, kan basıncındaki aşırı bir düşüş kalp krizi veya inmeye neden olabilir. Bu sebeple
doktorunuz kan basıncınızı dikkatle ölçecektir.OXAP’ın yiyecek ve içecek ile kullanılması
OXAP yemek esnasında veya öğünler arasında kullanılabilir.
Hamilelik dönemi
Eğer hamileyseniz (veya olabilme ihtimaliniz varsa) doktorunuza söyleyiniz. Hekiminiz büyük
olasılıkla hamile kalmadan önce veya hamile olduğunuzu anladığınız anda OXAP’ı kesmenizi ve OXAP yerine başka bir ilaç kullanmanızı tavsiye edecektir.
OXAP, gebelikte kontrendikedir. Eğer üç aylıktan daha uzun süredir hamileyseniz, bu ilaç bebek için zararlı olabileceğinden; kullanmamalısınız.
OXAP emziren annelere tavsiye edilmez.  Bebeğiniz yenidoğan ya da prematüre ise hekiminiz başka bir tedaviye geçmenizi önerecektir.
Eğer hamileyseniz ya da emziriyorsanız veya hamile olabileceğinizi düşünüyorsanız ya da bebek
sahibi olmayı planlıyorsanız, OXAP’ı hekiminize danışmadan kullanmayınız.
Yüksek kan basıncınızın tedavisi sırasında kendinizi uykulu veya sersemlemeye sebep olabilir. Böyle bir durumda ilacın etkileri geçene kadar makine ya da araç kullanmamanız gerekir.
OXAP, laktoz monohidrat (şeker) ihtiva eder. Daha önceleri şeker intoleransı yaşadıysanız;  hekiminizle görüşmeden kullanmayınız.
Diğer ilaçlar ile birlikte kullanımı
Aşağıdaki ilaçları kullanıyorsanız ya da son zamanlarda kullandınız ise doktorunuza veya
eczacınıza söyleyiniz:
• Diğer kan basıncı düşürücü ilaçlar OXAP’ın etkisini artırabilir.
• Doktorunuz dozunuzu değiştirebilir ve/veya başka önlemler alabilir.
• ADE inhibitörü veya aliskiren alıyorsanız (ayrıca “OXAP’ı kullanmayınız” ve “Uyarılar
ve önlemler” başlıkları altında verilen bilgilere bakınız).
• Potasyum destek tedavisi, potasyum içeren bir tuz bileşeni, idrar söktürücü (diüretik) veya
heparin (kan sulandırıcı) ile tedavi görüyorsanız, bu ilaçları OXAP ile birlikte kullanmak
kandaki potasyum seviyesini artırabilir.
• Lityum (duygu değişiklikleri ve bazı depresyon tiplerinin tedavisi için bir ilaç)
kullanıyorsanız, OXAP ile birlikte kullanmak lityumun toksisitesini artırabilir. Lityum
almak zorundaysanız, doktorunuz kan lityum seviyelerinizi kontrol edecektir.
• Non Steroidal Anti İnflamatuvar İlaçların (ağrı, şişlik gibi iltihap bulgularını geçirmek
için kullanılan ilaçlar, steroid yapılı olmayan antienflamatuvar ilaçlar) OXAP ile birlikte
kullanımı, böbrek yetmezliği riskini artırabilir ve OXAP’ın etkisini azaltabilir.
• Kandaki kolesterol seviyesini düşüren bir ilaç olan Kolesevelam Hidroklorid, OXAP’ın
etkisini azaltabilir. Doktorunuz size OXAP’ı kolesevelam hidroklorürden en az 4 saat
önce almanızı tavsiye edebilir.
• Hazımsızlık ilaçları (antiasit), OXAP’ın etkisini biraz azaltabilir.
3. OXAP 20 mg Film Tablet nasıl kullanılır?
• Tavsiye edilen başlangıç dozu günde bir tane OXAP 10 mg’dır. Eğer bununla kan basıncınız
kontrol altına alınmazsa, doktorunuz günlük dozu OXAP 20 mg veya 40 mg’a yükseltebilir
ya da başka ilaçlar reçeteleyebilir.
• OXAP gıdalarla birlikte ya da yemek öncesi veya sonrası arasında, yeterli miktarda su ile beraber içilir.
Tabletler çiğnenmeden yutulmalıdır.
• Mümkün olduğunca günlük ilaç dozunuzu daima günün aynı saatinde, örneğin kahvaltıda alınız.
• Doktorunuz size aksini söyleyene kadar OXAP’ı almaya devam etmeniz çok önemlidir.
6 ile 18 yaş arasındaki çocuk ve ergenlerde OXAP kullanımı:
Olmesartanın çocuklar ve ergenler üzerine çalışmaları yapılmıştır. Daha fazla bilgi için
doktorunuza danışınız. OXAP 1 yaş ile 6 yaş arasındaki çocuklarda önerilmemektedir ve
herhangi bir deneyim bulunmadığından 1 yaş altındaki çocuklarda kullanılmamalıdır.
Tedaviye başlangıçta tavsiye edilen başlangıç doz miktarı günde 10 mg’dır. Şayet hastanın kan basıncı yeterli olarak kontrol altına
alınamazsa, hekiminiz ilaç dozunu günde 20 ya da 40 mg’a yükseltebilir. 35 kg’ın altındaki
çocuklarda doz miktarı günde en fazla 20 mg olmalıdır.
65 yaşında veya üzerindeyseniz, hekiminiz günlük ilaç dozunu 40 mg’a yükseltmeye karar verirse,
kan basıncınızın çok düşmediğinden emin olmak için hekiminiz kan basıncınızı düzenli olarak takip  etmelidir.
Özel kullanım durumları:
Siyah ırktan hastalarda kullanımı
Diğer benzer ilaçlar ile olduğu gibi OXAP’ın kan basıncı düşürücü etkisi, siyah ırktan hastalarda
daha düşük olabilir.
Hafif-orta böbrek yetmezliği olan hastalarda günlük doz 20 mg’la sınırlı tutulmalıdır. Ağır derecede
böbrek yetmezliği olan kişilerde OXAP tablet kullanımı tavsiye edilmez.
OXAP için hafif derecede karaciğer yetmezliği olan kişilerde doz ayarlamasına gerek bulunmamaktadır. Orta derecede karaciğer
yetmezliği olan kişilerde günlük 20 mg dozla sınırlı kalmalıdır. ağır karaciğer hastalığı bulunan kişilerde  OXAP tavsiye edilmemektedir.
Kullanmanız gerekenden daha fazla OXAP aldıysanız ya da bir çocuk yanlışlıkla
kullandıysa, ilaç paketinizi yanınıza alarak acilen hekiminizle ya da bir sağlık kuruluşunun acil kısmına müracaat ediniz.
Günlük kullanmanız gereken OXAP dozunuzu almayı unuttuysanız, ertesi gün normal ilaç dozunuzu alınız.
OXAP ile tedavi sonlandırıldığında oluşabilecek etkiler:
Hekiminiz tedaviyi kesmenizi önermediği sürece, OXAP’ı kullanmaya devam etmeniz önemlidir.
4. OXAP 20 mg Film Tablet’in  yan etkileri
Diğer ilaçlarda olduğu gibi, her hastada olmasa da OXAP’ın yan etkileri görülebilir. Bu yan etkiler oluşursa
genellikle hafif şiddetlidir ve tedavinin durdurulmasını gerektirmez.
Her hastada görülmese de, aşağıdaki iki yan etki ciddi olabilir:
Seyrek olarak (1000 kişiden en fazla birinde) görülen ve tüm vücudu etkileyebilen alerjik
reaksiyonlar aşağıdaki gibidir:
OXAP tedavisi sırasında; kaşıntı ve döküntü ile birlikte yüzde, ağızda ve/veya gırtlakta şişme
oluşabilir. Bu durumda OXAP’ı kullanmayı kesiniz ve hekiminizi bilgilendiriniz.
Nadiren  (yaşlı hastalarda biraz daha fazla olmak üzere), hassas kişilerde veya alerjik
reaksiyonun bir sonucu olarak OXAP kan basıncının fazla düşmesine, bayılmaya ve şiddetli sersemlik hissine sebep olabilir.  böyle bir durum gelişirse OXAP’ı almayı bırakınız, hekiminizle irtibat kurunuz ve düz uzanınız.
OXAP’ın olası yan etkileri
Yaygın yan etkiler
Sersemlik hissi, baş ağrısı, bulantı, hazımsızlık, ishal, karın ağrısı, ishal ve kusma ile birlikte
görülen mide ve bağırsak enfeksiyonu, yorgunluk, boğaz ağrısı, burun akması veya dolması,
bronş iltihabı, grip benzeri belirtiler, öksürük, ağrı göğüste, sırtta, kemiklerde veya eklemlerde
ağrı, idrar yollarında enfeksiyon, ayak bileklerinde, ayaklarda, bacaklarda, ellerde veya kollarda
şişme, idrarda kan.
Kan testi sonuçlarında da bazı değişiklikler görülmüştür:
Kanda trigliserid miktarının yükselmesi (hipertrigliseridemi), kanda ürik asit miktarının
yükselmesi (hiperürisemi), kanda üre artışı, karaciğer ve kas fonksiyon testlerinde artış.
Yaygın olmayan ( 100 hastanın birinden az, fakat 1.000 hastanın birinden fazla görülebilir):
Tüm vücudu etkileyebilen hızlı alerjik reaksiyonlar, nefes alma sorunlarının yanısıra kan
basıncında hızlı bir düşüş olması ve buna bağlı olarak bayılma (anaflaktik reaksiyonlar), yüzde
şişme, denge bozukluğundan kaynaklanan baş dönmesi (vertigo), kusma, güçsüzlük, kötü
hissetme, kas ağrısı, deride döküntü, alerjik deri döküntüsü, kaşıntı, eksantem (deride kabarıklık
ve erupsiyon), ciltte kabarıklıklar (sivilceler), göğüste ağrı ve huzursuzluk hissi (anjina).
Kan testlerinde trombosit (kan pulcuğu) olarak bilinen bir çeşit kan hücresinin sayısında azalma
(trombositopeni).
Seyrek yan etkiler
Enerji azlığı, kas krampları, böbrek fonksiyonunda bozulma, böbrek yetmezliği, kan testi
sonuçlarında potasyum düzeyinin normalin üstüne yükselmesi (hiperkalemi) ve böbrek
fonksiyonuyla ilgili bileşenlerin seviyelerinde artış gösteren bazı değişiklikler görülebilir.
Çok seyrek yan etkiler
Sprue-benzeri enteropati (ince bağırsakların yüzeyini kaplayan kıvrım ve hücrelerdeki tahribat
sonucunda ishal, kilo kaybı ve besin yetersizliği ile seyreden hastalık).
Çocuklarda yan etkiler, yetişkinler için bildirilenler ile benzerdir. Ancak baş dönmesi ve baş
ağrısı çocuklarda daha sık karşılaşılır ve burun kanaması sadece çocuklarda karşılaşılan yaygın bir yan
etkidir.
5. OXAP 20 mg film tablet, 25ºC altındaki oda sıcaklığında, çocukların erişemeyeceği yerde saklanmalıdır.

OXAP 20 mg Film Tablet’in kısa ürün bilgisi

4.1. Terapötik endikasyonlar
Esansiyel hipertansiyon tedavisi (bkz. Bölüm 4.3, 4.4, 4.5 ve 5.1).
6 ile 18 yaş arasındaki çocuk ve ergenlerde hipertansiyon tedavisi (bkz. Bölüm 4.2).
4.2. Pozoloji ve uygulama şekli
Yetişkinlerde
OXAP’ın önerilen başlangıç dozu günde bir kez 10 mg’dır. Kan basıncı bu dozla yeterli ölçüde
kontrol edilemeyen hastalarda olmesartan medoksomil dozu, optimal bir doz olarak günde bir kez
20 mg’a yükseltilebilir. Kan basıncında ek bir azaltma gerekiyorsa olmesartan medoksomil dozu
günde maksimum 40 mg’a artırılabilir veya hidroklorotiazid tedavisi eklenebilir(bkz. Bölüm 4.3,
4.4, 4.5 ve 5.1).
Olmesartan medoksomilin antihipertansif etkisi esas olarak tedavinin başlangıcından itibaren iki
hafta içinde ortaya çıkar ve tedavinin başlangıcından itibaren 8 haftada maksimuma ulaşır. Bu
durum, bir hastanın doz rejimi değiştirilmeden önce göz önünde bulundurulmalıdır.
Uygulama şekli:
Sadece ağızdan kullanım içindir.
2 | 1 7
Film tabletin, gıdayla birlikte veya gıda olmaksızın her gün aynı zamanda, örneğin sabah
kahvaltısında alınması önerilir. Tablet yeterli miktarda sıvı ile yutularak alınmalıdır (örneğin 1
bardak su). Tablet çiğnenmemelidir.
Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler:
Böbrek yetmezliği:
Hafif – orta böbrek yetmezliği olan hastalarda (kreatinin klerensi 20-60 mL/dak), daha yüksek
dozajlara ilişkin sınırlı deneyim olması nedeniyle maksimum doz, her gün 20 mg olmesartan
medoksomildir. Şiddetli böbrek yetmezliği olan hastalarda (kreatinin klerensi < 20 mL/dak),
sadece sınırlı deneyim olduğu için olmesartan medoksomil kullanımı önerilmemektedir (bkz.
Bölüm 4.4 ve 5.2).
Karaciğer yetmezliği:
Hafif karaciğer yetmezliği olan hastalar için tavsiye edilen dozun ayarlanmasına gerek yoktur.
Orta şiddetteki karaciğer yetmezliği olan hastalarda, başlangıç dozu olarak günde bir kez 10 mg
olmesartan medoksomil önerilmektedir ve günlük maksimum doz 20 mg’ı aşmamalıdır. Diüretik
ve/veya diğer antihipertansif maddeler alan karaciğer yetmezliği olan hastalarda kan basıncının
ve böbrek fonksiyonunun yakından takibi önerilir. İleri derecede karaciğer yetmezliği olan
hastalarda olmesartan medoksomil ile ilgili bir deneyim bulunmamaktadır, bu nedenle bu hasta
grubunda kullanılması önerilmemektedir (bkz. Bölüm 4.4 ve 5.2). Olmesartan medoksomil safra
kesesi tıkanıklığı olan hastalarda kullanılmamalıdır (bkz. Bölüm 4.3).
Pediyatrik popülasyon:
6 ile 18 yaş arasındaki çocuk ve ergenlerde:
6 ile 18 yaş arasındaki çocuk ve ergenlerde önerilen başlangıç dozu günlük 10 mg’dır. Eğer
hastanın kan basıncı bu dozda yeterli olarak kontrol altına alınamazsa, olmesartan medoksomil
dozu günde 20 mg’a çıkarılabilir. 35 kg ve üzerindeki çocuklarda kan basıncında ek bir azaltma
gerekiyorsa OXAP dozu günde maksimum 40 mg’a artırılabilir. 35 kg’ın altındaki çocuklarda
doz miktarı günde maksimum 20 mg olmalıdır.
Diğer pediyatrik popülasyon:
Olmesartan medoksomilin, 1 ile 5 yaş arasındaki çocuklarda güvenlilik ve etkililiği henüz
kanıtlanmamıştır. Mevcut güncel veriler Bölüm 4.8 ve 5.1’de sunulmaktadır. Ancak bu veriler
ışığında, pozolojiye yönelik herhangi bir öneri yapılamamaktadır.
Olmesartan medoksomil, güvenlilik ve etkililik verilerinin yeterli olmayışı nedeniyle 1 yaş
altı çocuklarda kullanılmamalıdır.
Geriyatrik popülasyon:
Yaşlı hastalarda genel olarak doz ayarlaması gerekmez (renal yetmezlikteki doz önerileri için
bkz. Bölüm 4.2.). Dozun günlük maksimum doz olan 40 mg’a yükseltilmesi gereken durumlarda,
kan basıncı yakından izlenmelidir.
4.3.OXAP Kontrendikasyonları
– İlacın etken maddesine ya da diğer bileşenlere aşırı duyarlılık
– Gebelik (bkz. Bölüm 4.4. ve 4.6)
– Safra kanalı obstrüksiyonu (bkz. Bölüm 5.2.)
– OXAPile aliskiren içeren ilaçların birlikte kullanımı diyabetes mellitus veya böbrek yetmezliği
(GFR<60 ml/dak/1,73 m2
) olan hastalarda kontrendikedir (bkz. Bölüm 4.5 ve 5.1)
4.4. OXAP için Özel kullanım uyarıları ve tedbirler
İntravasküler hacmin azalması:
Kuvvetli diüretik tedavi, gıdayla alınan tuzda kısıtlama, diyare veya kusma nedeniyle hacim
ve/veya sodyumda azalma olan hastalarda, özellikle ilk dozdan sonra semptomatik hipotansiyon
meydana gelebilir. Olmesartan medoksomil uygulanmadan önce bu gibi durumlar düzeltilmelidir.
Renin-anjiyotensin-aldosteron sisteminin stimülasyonuyla ilgili diğer hastalıklar:
Vasküler tonüs ve renal fonksiyonun ağırlıkla renin-anjiyotensin-aldosteron sisteminin
aktivitesine bağlı olduğu hastalarda (örn. şiddetli konjestif kalp yetmezliği veya renal arter
stenozu dahil, altta daha önceden renal hastalığı var olan hastalarda), bu sistemi etkileyen diğer
ilaçlarla tedavi, hipotansiyon, azotemi, oligüri veya nadiren akut renal yetmezlik ile
ilişkilendirilmiştir. Benzer etkilerin olasılığı, anjiyotensin II reseptör antagonistleri için hariç
bırakılamaz.
Renovasküler hipertansiyon:
Bilateral renal arter stenozlu hastalar veya çalışan tek böbreğinde arter stenozu olan hastalar,
renin-anjiyotensin-aldosteron sistemini etkileyen tıbbi ürünlerle tedavi edildiklerinde artan
şiddetli bir hipotansiyon ve renal yetmezlik riski vardır.
Böbrek yetmezliği ve böbrek transplantasyonu:
Böbrek fonksiyon bozukluğu olan hastalarda olmesartan medoksomil kullanıldığında serum
potasyum ve kreatinin seviyelerinin periyodik olarak izlenmesi önerilir. Şiddetli böbrek
bozukluğu olan hastalarda (kreatinin klerensi < 20 mL/dak) olmesartan medoksomil kullanımı
önerilmez. (bkz. Bölüm 4.2 ve 5.2) Kısa bir süre önce böbrek transplantasyonu yapılmış
hastalarda veya son dönem böbrek yetmezliği olan hastalarda (yani, kreatinin klerensi < 12
mL/dak) olmesartan medoksomil uygulanmasına ilişkin hiçbir deneyim yoktur.
Karaciğer yetmezliği:
İleri derecede karaciğer yetmezliği olan hastalarda hiçbir deneyim bulunmamaktadır, bu nedenle
bu hasta grubunda olmesartan medoksomilin kullanılması önerilmemektedir (hafif ile orta
şiddetteki karaciğer yetmezliği olan hastalarda doz önerileri için Bölüm 4.2’ye bakınız).
Hiperkalemi:
Renin-anjiyotensin-aldosteron sistemini etkileyen ilaçların kullanımı hiperkalemiye neden
olabilir.
Yaşlılarda, böbrek yetmezliği ve diyabeti olan hastalarda, potasyum seviyelerini yükselten diğer
tıbbi ürünlerle eş zamanlı olarak tedavi olan ve/veya araya başka hastalıklar giren hastalarda
bazen ölümcül olabilen risk artış göstermektedir.
Renin-anjiyotensin-aldosteron sistemini etkileyen tıbbi ürünlerin eşzamanlı kullanımına karar
vermeden önce, fayda-risk oranı değerlendirilmeli ve diğer alternatifler göz önünde
bulundurulmalıdır (ayrıca bkz. ‘“Renin-anjiyotensin-aldosteron sisteminin çift blokajı (RRAS)
”’).
Hiperkalemi için göz önünde bulundurulması gereken ana risk faktörleri şunlardır:
− Diyabet, böbrek yetmezliği, yaş (> 70 yaş)
− Renin-anjiyotensin-aldosteron sistemini etkileyen bir veya birden fazla ilaçla ve/veya
potasyum takviyeleri ile birlikte kullanılması. Bazı tıbbi ürünler veya tıbbi ürünlerin ait
olduğu terapötik sınıf hiperkalemiyi tetikleyebilir: potasyum içeren tuz ikame ürünleri,
potasyum tutucu diüretikler, ADE inhibitörleri, anjiyotensin II reseptör antagonistleri,
NSAİİ’lar (selektif COX-2 inhibitörleri dahil), heparin, immünosüpresör olarak siklosporin,
takrolimus veya trimetoprim.
− Başta dehidratasyon, akut kardiyak dekompansasyon, metabolik asidoz, böbrek
yetmezliğinin ağırlaşması, böbrek fonksiyonunun aniden kötüleşmesi (örn. enfeksiyon
hastalıkları), hücresel liziz (örn. akut ekstremite iskemisi, rabdomiyoliz, uzun süreli travma)
olmak üzere araya giren başka hastalıklar. Riskli hastalarda serum potasyum seviyesinin
yakından takip edilmesi önerilir (bkz. Bölüm 4.5).
Renin-anjiyotensin-aldosteron sisteminin (RAAS) dual blokajı:
ADE-inhibitörleri, anjiyotensin II reseptör blokerleri ya da aliskirenin birlikte kullanılması
durumunda hipotansiyon, senkop, hiperkalemi riskinin arttığı ve böbrek fonksiyonunun
azaldığına (akut böbrek yetmezliği dahil) dair kanıtlar bulunmaktadır. RAAS’ın dual blokajına
yol açtığından ADE-inhibitörleri, anjiyotensin II reseptör blokerleri ya da aliskirenin birlikte
kullanılması önerilmez (bkz. Bölüm 4.5 ve 5.1).
Eğer dual blokaj tedavisi mutlaka gerekli görülürse sadece uzman gözetimi altında yapılmalı ve
böbrek fonksiyonu, elektrolitler ve kan basıncı yakından sık sık takip edilmelidir.
Diyabetik nefropatisi bulunan hastalarda ADE-inhibitörleri ve anjiyotensin II reseptör blokerleri
birlikte kullanılmamalıdır.
Lityum:
Diğer anjiyotensin-II reseptör antagonistleriyle olduğu gibi lityum ve olmesartan medoksomil
kombinasyonu önerilmez (bkz. Bölüm 4.5).
Aort veya mitral kapak stenozu; obstrüktif hipertrofik kardiyomiyopati:
Diğer vazodilatörlerle olduğu gibi aort veya mitral kapak stenozu veya obstrüktif hipertrofik
kardiyomiyopati hastalarında özel dikkat gösterilmelidir.
Primer aldosteronizm:
Primer aldosteronizm hastaları, renin-anjiyotensin sisteminin inhibisyonu yoluyla etkili olan
antihipertansif ilaçlara genellikle cevap vermeyeceklerdir. Bu nedenle bu gibi hastalarda
olmesartan medoksomil kullanımı önerilmemektedir.
Sprue-benzeri enteropati:
Nadir durumlarda, olmesartan alan hastalarda ilaca başlandıktan sonra birkaç ay ila yıllar
arasında, muhtemelen lokalize gecikmiş hipersensitivite nedeniyle şiddetli, kronik diyare ile kilo
kaybı bildirilmiştir. Hastaların intestinal biyopsisi genellikle villöz atrofi göstermiştir.
Bir hasta olmesartan ile tedavi sırasında bu semptomları geliştirirse ve başka belirgin bir etiyoloji
yoksa olmesartan tedavisi hemen kesilmelidir ve yeniden başlanmamalıdır.
Olmesartanı bıraktıktan sonraki haftada diyarede bir iyileşme olmazsa başka bir uzmanın da (örn.
gastroenterolog) görüşünün alınması düşünülmelidir.
Etnik farklılıklar:
Diğer anjiyotensin II antagonistleriyle olduğu gibi, muhtemelen, düşük renin seviyelerinin siyah
hipertansif popülasyonda daha yüksek bir prevalansı olması nedeniyle siyah olmayan hastalara
nazaran siyah hastalarda olmesartan medoksomilin kan basıncını düşürme etkisi bir miktar daha
azdır.
Gebelik:
Gebelik esnasında anjiyotensin II antagonistlerine başlanmamalıdır. Sürekli anjiyotensin II
antagonist tedavisinin gerekli olduğu düşünülmedikçe, hamile kalmayı planlayan hastalarda,
gebelikte kullanım ile ilgili olarak sağlam bir güvenlilik profiline sahip alternatif antihipertansif
tedavilere geçilmelidir. Gebelik teşhis edildiğinde, anjiyotensin II antagonistleri ile yapılan tedavi
hemen kesilmeli ve uygun olduğu durumlarda alternatif tedaviye başlanmalıdır (bkz. Bölüm 4.3
ve 4.6).
Diğer:
Herhangi bir antihipertansif ajanla olduğu gibi iskemik kalp hastalığı veya iskemik
serebrovasküler hastalığı olanlarda aşırı kan basıncı düşmesi miyokard enfarktüsü veya felçle
sonuçlanabilir.
Bu ilaç laktoz (inek sütü kaynaklı) içermektedir. Nadir kalıtımsal galaktoz intoleransı, Lapp
laktaz yetmezliği ya da glukoz galaktoz malabsorpsiyon problemi olan hastaların bu ilacı
kullanmamaları gerekir.
4.5. Etkileşim
Diğer tıbbi ürünlerin olmesartan medoksomil üzerindeki etkileri:
Diğer antihipertansif ilaçlar:
Olmesartan medoksomilin kan basıncını azaltıcı etkisi diğer antihipertansif ilaçların kullanımıyla
artırılabilir.
ADE-inhibitörleri, anjiyotensin II-reseptör blokerleri veya aliskiren:
Klinik çalışma verileri, renin-anjiyotensin-aldosteron sisteminin (RAAS), ADE-inhibitörleri,
anjiyotensin II reseptör blokerleri ya da aliskirenin kombine kullanımıyla ikili blokajının, tekli
RAAS-etkili ajanın kullanımına kıyasla daha yüksek sıklıkta hipotansiyon, hiperkalemi ve böbrek
fonksiyonunda azalma (akut böbrek yetmezliği dahil) gibi advers olaylarla ilişkili olduğunu
göstermiştir (bkz. Bölüm 4.3, 4.4 ve 5.1).
Potasyum takviyeleri veya potasyum tutucu diüretikler:
Renin-anjiyotensin sistemini etkileyen diğer ilaçların kullanımıyla elde edilen deneyim bazında
potasyum tutucu diüretikler, potasyum takviyeleri, potasyum içeren tuz ikame ürünleri veya
serum potasyum seviyelerini artırabilen diğer ilaçlarla (örn. heparin) birlikte kullanım, serum
potasyumunda artışlara yol açabilir (bkz. Bölüm 4.4). Bu nedenle bu gibi ilaçların birlikte
kullanımı önerilmez.
Non-steroidal antiinflamatuvar ilaçlar (NSAİİ’lar):
Non-steroidal antiinflamatuvar ilaçlar (NSAİİ’lar) (>3 g/gün dozlarında asetilsalisilik asit ve
COX-2 inhibitörleri dahil) ve anjiyotensin-II reseptör antagonistleri, glomerüler filtrasyonu
azaltarak sinerjistik olarak hareket edebilirler. NSAİİ’lar ve anjiyotensin II antagonistlerinin
birlikte kullanımıyla, akut böbrek yetmezliği riski meydana gelir. Tedavinin başlangıcında
hastanın böbrek fonksiyonunun izlenmesi kadar hastanın düzenli hidrasyonu da önerilmelidir.
Ayrıca birlikte uygulanmaları, anjiyotensin II reseptör antagonistlerinin etkinliğinde kısmi bir
kayba yol açarak bunların antihipertansif etkisini azaltabilir.
Safra asidi bağlayıcı madde kolesevelam:
Safra asidi bağlayıcı kolesevelam hidroklorürün olmesartan ile eş zamanlı uygulanması,
olmesartanın sistemik maruziyetini ve doruk plazma konsantrasyonunu azaltır ve t1/2’yi düşürür.
Olmesartan medoksomilin kolesevelam hidroklorürden en az 4 saat önce uygulanması ilaç
etkileşim etkisini azaltmıştır. Olmesartan medoksomilin kolesevelam hidroklorür dozundan en az
4 saat önce uygulanması düşünülmelidir (bkz. Bölüm 5.2)
Diğer bileşikler:
Antasitle (alüminyum magnezyum hidroksit) tedaviden sonra olmesartanın biyoyararlanımında
makul bir azalma gözlenmiştir. Varfarin ve digoksinle birlikte uygulanmasının olmesartanın
farmakokinetiği üzerine hiçbir etkisi yoktur.
Olmesartan medoksomilin diğer tıbbi ürünler üzerindeki etkileri:
Lityum:
Lityum ve anjiyotensin dönüştürücü enzim inhibitörleri ve anjiyotensin II antagonistlerinin
birlikte kullanımı sırasında serum lityum konsantrasyonlarında geri döndürülebilir yükselmeler
ve toksisite bildirilmiştir. Bu nedenle olmesartan medoksomil ve lityumun kombinasyon halinde
kullanılması önerilmez (bkz. Bölüm 4.4). Kombinasyonun kullanılmasının gerekli olduğu
kanıtlanırsa serum lityum seviyesinin dikkatle izlenmesi önerilir.
Diğer bileşikler:
Sağlıklı deneklerdeki spesifik klinik çalışmalarda araştırılmış bileşikler arasında varfarin,
digoksin, bir antasit (magnezyum alüminyum hidroksit), hidroklorotiyazid ve pravastatin
bulunmaktadır. Klinik olarak önemli hiçbir etkileşim gözlenmemiştir ve özellikle varfarinin
farmakodinamiği ve digoksinin farmakokinetiği üzerine olmesartan medoksomilin anlamlı hiçbir
etkisinin olmadığı gözlenmiştir.
Olmesartanın in vitro olarak insan sitokrom P450 enzimleri 1A 1/2, 2A6, 2C8/9, 2C19, 2D6, 2E1
ve 3A4 üzerinde klinik olarak anlamlı hiçbir inhibitör etkisi olmamış ve sıçan sitokrom P450
aktiviteleri üzerinde minimum indükleyici etkisi olmuş veya hiç etkisi olmamıştır. Bu nedenle
bilinen sitokrom P450 enzimi inhibitörleri ve indükleyicileriyle in vivo etkileşim araştırmaları
yapılmamıştır ve olmesartanla yukarıdaki sitokrom P450 enzimleriyle metabolize olan ilaçlar
arasında klinik olarak anlamlı hiçbir etkileşim beklenmemektedir.
Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler:
Pediyatrik popülasyon:
Yalnızca yetişkinlerde etkileşim çalışmaları gerçekleştirilmiştir.
Çocuklardaki etkileşimin yetişkinlerdekine benzer olup olmadığı bilinmemektedir.
4.6. Gebelik ve laktasyonda OXAP kullanımı
Genel tavsiye
Gebelik kategorisi:D
Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar/Doğum kontrolü (Kontrasepsiyon)
Planlı bir hamilelikten önce, uygun bir alternatif tedaviye geçilmelidir.
Gebelik dönemi
Anjiyotensin II reseptör antagonistleri gebelikte kontrendikedir (bkz. Bölüm 4.3 ve 4.4).
Gebeliğin ilk trimesteri esnasında teratojenisite riski ve ardından ADE inhibitörlerine maruz
kalmayla ilgili epidemiyolojik belirti kati olmamakla birlikte az oranda bir risk artışı göz ardı
edilemez. Anjiyotensin II antagonistleriyle ilgili kontrollü bir epidemiyolojik veri bulunmamakla
birlikte bu ilaç sınıfı için benzer riskler söz konusu olabilir. Sürekli anjiyotensin reseptör blokör
tedavisinin gerekli olduğu düşünülmedikçe, hamile kalmayı planlayan hastalarda, gebelikte
kullanım ile ilgili olarak sağlam bir güvenlilik profiline sahip alternatif antihipertansif tedavilere
geçilmelidir. Gebelik teşhis edildiğinde, anjiyotensin II antagonistleri ile yapılan tedavi hemen
kesilmeli ve uygun olduğu durumlarda alternatif tedaviye başlanmalıdır.
Gebeliğin ikinci ve üçüncü trimesteri süresince anjiyotensin II reseptör antagonist tedavisi
maruziyetinin, insan fetotoksisitesine (düşük böbrek fonksiyonu, oligohidramniyoz ve kafatası
kemikleşmesinde gecikme) ve neonatal toksisiteye (böbrek yetmezliği, hipotansiyon,
hiperkalemi) sebep olduğu bilinmektedir (bkz. ayrıca Bölüm 5.3 “Klinik öncesi güvenlilik
verileri”).
Gebeliğin ikinci trimesteri ve sonrasında anjiyotensin II antagonistlerine maruz kalındığında,
fetal böbrek fonksiyonunun ve kafatasının ultrasonla kontrol edilmesi önerilmektedir.
Anneleri anjiyotensin II antagonistleri alan bebekler hipotansiyona karşı yakından takip
edilmelidir (bkz. Bölüm 4.3 ve 4.4).
Laktasyon dönemi
Olmesartan, emziren sıçanların sütüne geçmektedir fakat insan sütüne geçip geçmediği
bilinmemektedir. Olmesartan kullanımı sırasında emzirmeyle ilgili bilgi bulunmadığından
olmesartan önerilmemektedir ve emzirme boyunca özellikle yenidoğan ya da preterm bebek
emziriliyorsa güvenlik profilinin daha iyi olduğu ispatlanmış bir alternatif tedavi tercih
edilmelidir.
Üreme yeteneği /Fertilite
Sıçanlarda üreme çalışmalarında olmesartan medoksomil fertiliteyi etkilememiştir.
4.7. OXAP’ın araba ve makine kullanımı üzerinde az veya orta derecede bir etkisi vardır.
Antihipertansif alarak tedavi gören hastalarda sersemlik ve bitkinlik hissi oluşabileceğinden
reaksiyon vermeyi zayıflatabilir.
OXAP’ın istenmeyen etkileri
Olmesartan medoksomil tedavisi sırasında en yaygın bildirilen advers olaylar baş ağrısı (%7.7),
influenza benzeri semptomlar (%4,0) ve sersemlik hissidir (%3.7).
Plasebo-kontrollü monoterapi araştırmalarında tedaviyle kesin olarak ilgili tek yan etki sersemlik
hissidir ( bu durumda insidans olmesartan medoksomille %2,5 ve plaseboyla %0,9).
Olmesartan medoksomille izlenen hipertrigliseridemi (%2,0 karşı/karşılık %1,1) ve yüksek
kreatin fosfokinaz (%1,3 karşı/karşılık %0,7) insidanslarının da plaseboya kıyasla daha yüksek
olduğu saptanmıştır.
Klinik araştırmalar, ruhsat sonrası güvenlilik çalışmaları ve spontan bildirimlerde olmesartan
medoksomil ile izlenen advers reaksiyonlar aşağıdaki tablodaki gibidir.
Kan ve lenf sistemi hastalıkları
Trombositopeni Yaygın olmayan
Bağışıklık sistemi hastalıkları
Anaflaktik reaksiyon Yaygın olmayan
Metabolizma ve beslenme hastalıkları
Hipertrigliseridemi Yaygın
Hiperürisemi Yaygın
Hiperkalemi Seyrek
Sinir sistemi hastalıkları
Sersemlik hissi Yaygın
Baş ağrısı Yaygın
Kulak ve iç kulak hastalıkları
Vertigo Yaygın olmayan
Kardiyak hastalıklar
Anjina pektoris Yaygın olmayan
Vasküler hastalıklar
Hipotansiyon Seyrek
Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar
Bronşit Yaygın
Farenjit Yaygın
Öksürük Yaygın
Rinit Yaygın
Gastrointestinal hastalıklar
Gastroenterit Yaygın
Diyare Yaygın
Karın ağrısı Yaygın
Bulantı Yaygın
Dispepsi Yaygın
Kusma Yaygın olmayan
Sprue-benzeri enteropati Çok seyrek
Deri ve deri altı doku hastalıkları
Egzantem Yaygın olmayan
Alerjik dermatit Yaygın olmayan
Ürtiker Yaygın olmayan
Döküntü Yaygın olmayan
Pruritus (kaşıntı) Yaygın olmayan
Anjiyoödem Seyrek
Kas – iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları
Artrit Yaygın
Sırt ağrısı Yaygın
İskelet ağrısı Yaygın
Miyalji Yaygın olmayan
Kas spazmı Seyrek
Böbrek ve idrar yolu hastalıkları
Hematüri Yaygın
İdrar yolu enfeksiyonu Yaygın
Akut böbrek yetmezliği Seyrek
Böbrek yetmezliği Seyrek
Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar
Ağrı Yaygın
Göğüs ağrısı Yaygın
Periferik ödem Yaygın
İnfluenza benzeri semptomlar Yaygın
Bitkinlik Yaygın
Yüzde ödem Yaygın olmayan
Asteni Yaygın olmayan
Keyifsizlik Yaygın olmayan
Letarji Seyrek
Araştırmalar Hepatik enzimlerde artış Yaygın
Kanda üre artışı Yaygın
Kanda kreatin fosfokinaz artışı Yaygın
Kan kreatinininde artış Seyrek
Olmesartan medoksomilin güvenliliği, 1-17 yaş arası 361 çocuk ve adolesan ile yürütülen 2
klinik çalışma ile izlenmiştir. Advers olayların niteliği ve şiddeti, yetişkinlerde gözlenenler ile
benzer olmasına karşın, aşağıdakilerin sıklığı çocuklarda daha yüksektir.
– Yetişkinlerde bildirilmeyen burun kanaması çocuklarda yaygın bir advers olaydır (> 1/100 –
<1/10)
– 3 haftalık çift kör çalışma süresince, tedavi kaynaklı baş dönmesi ve baş ağrısının insidansı,
yüksek dozlu olmesartan medoksomil grubundaki 6-17 yaş arası çocuklarda yaklaşık iki katına
çıkmıştır.
Olmesartan medoksomilin pediyatrik gruptaki genel güvenlilik profili, yetişkinlerdekinden
anlamlı olarak farklı değildir.
Yaşlı hastalarda hipotansiyon sıklığı seyrekten yaygın olmayana doğru hafif artış göstermiştir.
5.1. Farmakodinamik özellikler
Farmakoterapötik grubu ve ATC kodu:  Anjiyotensin II antagonistleri- C09CA08
Etki mekanizması
Olmesartan medoksomil, kuvvetli, oral yoldan etkili, seçici bir anjiyotensin II reseptör (tip AT1)
antagonistidir. Anjiyotensin II’nin kaynağı veya sentez yolundan bağımsız olarak AT1’in aracılık
yaptığı bütün anjiyotensin II etkilerini bloke etmesi beklenmektedir. Anjiyotensin II (AT1)
reseptörlerinin seçici olarak antagonizması plazma renin seviyelerinde ve anjiyotensin I ve II
konsantrasyonlarında yükselmelerle ve plazma aldosteron konsantrasyonlarında bir miktar
azalmayla sonuçlanmaktadır. Anjiyotensin II, renin-anjiyotensin-aldosteron sisteminin primer
vazoaktif hormonudur ve tip 1 (AT1) reseptörü yoluyla hipertansiyon patofizyolojisinde anlamlı
bir rol oynamaktadır.
Klinik etkililik ve güvenlilik
Hipertansiyonda, olmesartan medoksomil, arteriyel kan basıncında doza bağlı, uzun süre devam
eden bir azalmaya neden olmaktadır. İlk-doz hipotansiyonu, uzun süreli tedavi sırasında taşiflaksi
veya tedavinin kesilmesinden sonra rebound hipertansiyon gelişmesine ilişkin herhangi bir kanıt
bulunmamaktadır.
Olmesartan medoksomil günde tek doz ile, 24 saatlik doz aralığı boyunca kan basıncında etkili ve
düzgün bir azalma sağlamaktadır. Günde tek doz kullanım, aynı günlük dozun günde iki kez
kullanımı ile kan basıncında benzer azalma meydana getirir.
Sürekli tedaviyle, kan basıncını düşürme etkisinin önemli bir kısmı 2 hafta tedaviden sonra zaten
gözlenmekteyse de, kan basıncında maksimum azalmalara tedaviye başlandıktan 8 hafta sonra
ulaşılmaktadır. Hidroklorotiyazidle birlikte kullanıldığında kan basıncında ek bir azalma
sağlanmaktadır ve birlikte kullanılmaları iyi tolere edilmektedir.
Olmesartanın mortalite ve morbidite üzerindeki etkisi henüz bilinmemektedir.
Randomize Olmesartan ve Diyabet Mikroalbüminüri Önleme (ROADMAP) çalışması tip 2
diyabet, normo-albüminüri ve en azından bir ilave kardiyovasküler risk faktörü olan 4447 hastada
olmesartan ile tedavinin mikroalbüminüri başlangıcını geciktirip geciktirmeyeceği araştırılmıştır.
Ortalama 3,2 yıllık takip süresi sırasında hastalar, ADE inhibitörleri veya ARB’ler hariç diğer
antihipertansif maddelere ek olarak olmesartan veya plasebo almıştır.
Birincil son nokta için çalışma mikroalbüminüri başlangıcına kadar geçen sürede olmesartan
lehine anlamlı bir risk azalması göstermiştir. Kan basıncı farklarının ayarlanmasından sonra bu
risk azalması artık istatistiki olarak anlamlı değildir. Olmesartan grubundaki hastaların
%8,2’sinde (2160 hastanın 178’i) ve plasebo grubundaki hastaların %9,8’inde (2139 hastanın
210’u) mikroalbüminüri gelişmiştir.
İkincil son noktalarda olmesartan alanlarda 96 (%4,3) hastada ve plasebo alanlarda 94 (%4,2)
hastada kardiyovasküler olay meydana gelmiştir. Kardiyovasküler mortalite insidansı plasebo
tedavisiyle karşılaştırıldığında olmesartan ile daha yüksekken (15 hasta (%0,7) – 3 hasta (%0,1)),
ölümcül olmayan inme (14 hasta (%0,6) – 8 hasta (%0,4)), ölümcül olmayan miyokart enfarktüsü
(17 hasta (%0,8) – 26 hasta (%1,2)), kardiyovasküler olmayan mortalite (11 hasta (%0,5) –
12 hasta (%0,5)) için oranlar benzerdir. Olmesartan ile genel mortalite, esas olarak daha yüksek
ölümcül kardiyovasküler olayların nedeniyle sayısal olarak artmıştır (26 hasta (%1,2) – 15 hasta
(%0,7).
Diyabetik Nefropatide Son Evre Böbrek Hastalığının İnsidansını Düşüren Olmesartan Çalışması
(ORIENT) 577 randomize Japon ve Çin bariz nefropatisi olan tip 2 diyabet hastalarında
olmesartanın böbrek ve kardiyovasküler sonuçlar üzerindeki etkisini araştırmıştır. Ortalama 3,1
yıllık takip süresi sırasında hastalar, ADE inhibitörleri dahil diğer antihipertansif maddelere ek
olarak olmesartan veya plasebo almıştır.
Olmesartan grubunda 116 hastada (%41,1) ve plasebo grubunda 129 hastada (%45,4) birincil
birleşik son nokta (Serum kreatinin düzeylerinin iki katına çıktığı ilk zamana kadar geçen süre,
son evre böbrek hastalığı, Tüm nedenlere bağlı ölüm) meydana gelmiştir (HR 0,97 (%95 GA 0,75
– 1,24); p=0,791). Birleşik ikincil kardiyovasküler son nokta olmesartan ile tedavi edilen 40
hastada (%14,2) ve 53 plasebo ile tedavi edilen hastada (%18,7) meydana gelmiştir. Birleşik
kardiyovasküler son nokta, olmesartan alan 10 hastaya (%3,5) karşı 3 plasebo alan (%1,1)
hastada kardiyovasküler ölüm, 19’a (%6,7) karşı 20 (%7,0) hastada genel mortalite, 8’e (%2,8)
karşı 11 (%3,9) hastada ölümcül olmayan inme ve 3’e (%1,1) karşı 7 (%2,5) hastada ölümcül
olmayan miyokard enfarktüsünü kapsar.
Pediyatrik popülasyon:
Olmesartan medoksomil’in pediyatrik popülasyon üzerindeki antihipertansif etkileri, 6 – 17 yaş
aralığındaki 302 hipertansif hastada yürütülen randomize, çift kör, plasebo kontrollü bir
çalışmada değerlendirilmiştir. Çalışma popülasyonu; tümünü siyahi hastaların oluşturduğu 112
hastalık bir çalışma kolundan ve 38’ini siyahi hastaların oluşturduğu 190 kişilik farklı ırklara
mensup hastalardan oluşmaktadır. Hipertansiyonun etiyolojisi ağırlıklı olarak esansiyel
hipertansiyondur (siyahi grubun %87’si ve farklı ırklara mensup hastalardan oluşan grubun
%67’si). 20 ile <35 kg aralığındaki ağırlığa sahip hastalar günde bir kez 2,5 mg’lik (düşük doz)
veya 20 mg’lik (yüksek doz) olmesartan medoksomil’e randomize edilmiştir. ≥35 kg
ağırlığındaki hastalar günde bir kez 5 mg’lik (düşük doz) veya 40 mg’lik olmesartan
medoksomil’e randomize edilmiştir. Olmesartan medoksomil vücut ağırlığına göre ve doza
bağımlı olarak hem sistolik hem de diyastolik kan basıncını anlamlı olarak düşürmüştür.
Olmesartan medoksomil hem düşük hem de yüksek dozlarda sistolik kan basıncını başlangıç
düzeyine göre sırasıyla 6,6 ve 11,9 mmHg düşürmüştür. Bu etki; olmesartan medoksomil
grubuna kıyasla plasebo grubunda ortalama sistolik ve diyastolik kan basıncında istatistiksel
anlamlı bir rebound etkinin görüldüğü 2 haftalık randomize tedaviyi bırakma fazında da
gözlenmiştir. Tedavi hem primer hem de sekonder hipertansiyonu olan pediyatrik hastalarda
etkili olmuştur. Yetişkin hasta popülasyonlarında gözlemlendiği gibi kan basıncı düşüşleri siyahi
hastalarda daha azdır.
Aynı çalışmanın açık etiketli bir fazında, 1 ile 5 yaş arasında ve ≥5 kg ağırlığına sahip 59 hastaya
üç hafta boyunca günde bir kez 0,3 mg/kg olmesartan medoksomil uygulanmıştır; daha sonra
olmesartan medoksomil veya plasebo aldıkları çift kör bir fazda randomize edilmişlerdir.
Yoksunluk fazının ikinci haftanın sonunda olmesartan medoksomil grubuna randomize edilen
hastaların ortalama sistolik/diyastolik kan basınçları, 3/3 mmHg daha düşüktür, kan basıncındaki
bu fark istatistiksel olarak anlamlı değildir (%95 GA-2 ila 7/-1 ila 7).
Diğer bilgiler:
İki büyük randomize, kontrollü çalışma (ONTARGET (ONgoing Telmisartan Alone and in
combination with Ramipril Global Endpoint Trial) ve VA NEPHRON-D (The Veterans Affairs
Nephropathy in Diabetes) bir ADE inhibitörünün bir anjiyotensin II-reseptör blokeriyle kombine
kullanımını incelemiştir.
ONTARGET çalışması, kardiyovasküler ya da serebrovasküler hastalık öyküsü olan ya da
kanıtlanmış son-organ hasarı ile birlikte seyreden tip 2 diyabetes mellitus hastalarında
yürütülmüştür. VA NEPHRON-D çalışması, tip 2 diyabetes mellitus hastalığı olan ve diyabetik
nefropatisi bulunan hastalarda yürütülmüştür.
Bu çalışmalar, renal ve/veya kardiyovasküler sonlanımlar ve mortalite üzerinde anlamlı yarar
göstermemiş, monoterapiyle kıyaslandığında hiperkalemi, akut böbrek hasarı ve/veya
hipotansiyon riskinin arttığı gözlenmiştir. Benzer farmakodinamik özellikleri dikkate alındığında,
bu sonuçlar diğer ADE-inhibitörleri ve anjiyotensin II reseptör blokerleri için de anlamlıdır. Bu
nedenle ADE-inhibitörleri ve anjiyotensin II reseptör blokerleri diyabetik nefropati bulunan
hastalarda birlikte kullanılmamalıdır.
ALTITUDE (Aliskiren Trial in Type 2 Diabetes using Cardiovascular and Renal Disease
Endpoints) çalışması, kronik böbrek hastalığı, kardiyovasküler hastalık ya da her ikisi bulunan tip
2 diyabetes mellitus hastalarında standart bir ADE-inhibitörü ya da bir anjiyotensin II reseptörü
blokeri tedavisine aliskiren eklenmesinin yararını test etmek için tasarlanan bir çalışma olmuştur.
Advers sonuç riskinde artış olması nedeniyle çalışma erken sonlandırılmıştır. Aliskiren grubunda,
plasebo grubuna kıyasla, kardiyovasküler ölüm ve inme vakalarının her ikisi de sayısal olarak
daha sık görülmüş ve ilgili advers olaylar ve ciddi advers olaylar (hiperkalemi, hipotansiyon ve
renal disfonksiyon) aliskiren grubunda plasebo grubuna göre daha sık bildirilmiştir.
5.2. Farmakokinetik özellikler
Olmesartan medoksomil bir önilaçtır.
Emilim:
Gastrointestinal kanaldan absorbsiyonu sırasında bağırsak mukozasında ve portal kan içinde
bulunan esterazlar tarafından hızla farmakolojik olarak aktif metaboliti olmesartana
dönüştürülmektedir.
Plazmada veya ifrazatta hiçbir bozulmamış olmesartan medoksomil veya bozulmamış
medoksomil grubu yan zinciri tespit edilmemiştir. Tablet formülasyonundaki olmesartanın
ortalama mutlak biyoyararlanımı %25,6’dır.
Olmesartan medoksomilin oral dozundan 2 saat kadar sonra olmesartanın ortalama pik plazma
konsantrasyonuna (Cmaks) ulaşılmaktadır ve olmesartanın plazma konsantrasyonları 80 mg’a kadar
artan tek oral dozlarla yaklaşık olarak lineer bir şekilde artmaktadır.
Olmesartanın biyoyararlanımında gıdanın asgari etkisi vardır ve bu nedenle olmesartan
medoksomil, gıdayla birlikte veya gıda olmaksızın uygulanabilir.
Olmesartanın farmakokinetiğinde cinsiyetle ilgili, klinik olarak anlamlı hiçbir fark
gözlenmemektedir.
Dağılım:
Olmesartan plazma proteinine yüksek ölçüde bağlanmaktadır (%99,7) fakat (varfarin ve
olmesartan medoksomil arasında klinik olarak anlamlı etkileşimin olmamasıyla teyit edildiği
gibi) olmesartan ile birlikte uygulanan ve proteine yüksek oranda bağlanan diğer ilaçlarla
arasında klinik olarak anlamlı, proteine bağlanmada yer değiştirme etkileşim potansiyeli
düşüktür. Olmesartan kan hücresine ihmal edilebilir ölçüde bağlanmaktadır. İntravenöz dozdan
sonra ortalama dağılım hacmi düşüktür (16- 29 L).
Biyotransformasyon:
Toplam plazma klerensi tipik olarak 1,3 L/sa’tir (VK, %19) ve hepatik kan akımına (yaklaşık 90
L/sa) göre nispeten yavaştır. 14C-işaretli tek bir olmesartan medoksomil oral dozunun ardından,
uygulanan radyoaktivitenin %10-16’sı idrarla atılmış (büyük çoğunluğu uygulamadan sonraki 24
saat içinde) ve radyoaktivitenin kalanı feçesle atılmıştır. %25,6’lık biyoyararlanım bazında
absorbe edilen olmesartanın hem renal (yaklaşık %40) hem de hepato-bilier (yaklaşık %60)
yoldan atıldığı hesaplanabilir. Atılan bütün radyoaktivitenin olmesartan olduğu tespit edilmiştir.
Önemli diğer bir metabolit tespit edilmemiştir. Olmesartanın enterohepatik dolaşımı asgaridir.
Olmesartanın büyük bir kısmı bilier yoldan atıldığı için bilier obstrüksiyonlu hastalarda kullanımı
kontrendikedir (bkz. Bölüm 4.3.).
Eliminasyon:
Birden fazla oral dozdan sonra olmesartanın terminal eliminasyon yarı ömrü 10-15 saat arasında
değişmiştir. Kararlı duruma ilk bir kaç dozdan sonra ulaşılmış ve 14 gün tekrarlanan dozdan
sonra daha fazla bir birikim gözlenmemiştir. Renal klerens yaklaşık olarak 0,5-0,7 L/sa’tir ve
dozdan bağımsızdır.
Hastalardaki karakteristik özellikler
Pediyatrik popülasyon:
Olmesartanın farmakokinetiği, 1 ile 16 yaşları arasındaki pediyatrik hipertansif hastalarda
araştırılmıştır. Olmesartanın pediyatrik hastalardaki klirensi, vücut ağırlığına göre ayarlandığında
yetişkin hastalarınki ile benzerdir. Böbrek yetmezliği olan pediyatrik bireyler için mevcut
farmakokinetik bilgi yoktur.
Genç hipertansif hastalarla kıyaslandığında, yaşlı hipertansif hastalarda (65-75 yaş) kararlı
durumda gözlenen EAA yaklaşık olarak %35, çok yaşlı hastalarda (≥ 75 yaş) yaklaşık %44
artmıştır. Bu durum, bu hasta grubunda renal fonksiyondaki ortalama azalma ile kısmen
ilişkilendirilebilir.
Böbrek yetmezliği olan hastaların kararlı durumdaki EAA’ları, sağlıklı kontrollerle
karşılaştırıldığında hafif, orta ve şiddetli böbrek yetmezliğinde sırasıyla %62, %82 ve %179
artmıştır. (bkz. Bölüm 4.2 ve 4.4).
Oral yoldan tek uygulamadan sonra hafif ve orta ölçüde hepatik yetmezliği olan hastalarda
olmesartanın EAA değerleri, karşılaştırılan uygun sağlıklı kontrollerden, sırasıyla %6 ve %65
daha fazladır. Dozdan 2 saat sonra sağlıklı deneklerde, hafif hepatik yetmezliği olan hastalarda ve
orta derecede hepatik yetmezliği olan hastalarda olmesartanın bağlanmamış fraksiyonu sırasıyla
%0,26, %0,34 ve %0,41’dir. Orta şiddetteki karaciğer yetmezliği olan hastalarda tekrarlı
dozlamanın ardından, olmesartan ortalama EAA değeri, sağlıklı kontrol grubuna göre yaklaşık
olarak %65 daha yüksektir. Olmesartan ortalama Cmaks değerleri, karaciğer yetmezliği olan
bireylerde ve sağlıklı bireylerde benzerdir. Olmesartan medoksomil şiddetli karaciğer yetmezliği
olan hastalarda değerlendirilmemiştir (bkz. Bölüm 4.2, 4.4).
İlaç etkileşimleri
Safra asidi bağlayıcı madde kolesevelam:
40 mg olmesartan medoksomil ve 3750 mg kolesevelam hidroklorürün sağlıklı gönüllülerde
eşzamanlı uygulanması Cmaks değerinde %28 azalma ve olmesartanın EAA’sında %39 azalma ile
sonuçlanmıştır. Olmesartan medoksomil kolesevelam hidroklorürden 4 saat önce uygulandığında
Cmaks ve EAA değerlerinde sırasıyla %4 ve %15 azalma olmak üzere daha az etki
gözlemlenmiştir. Olmesartanın eliminasyon yarı ömrü eşzamanlı olarak veya kolesevelam
hidroklorürden 4 saat önce uygulanmasına bakılmaksızın %50 – 52 azaltılmıştır (bkz. Bölüm 4.5).
5.3. Klinik öncesi güvenlilik verileri
Sıçanlar ve köpeklerde kronik toksisite çalışmalarında olmesartan medoksomil, diğer AT1
reseptör antagonistleri ve ADE inhibitörlerine benzer etkiler göstermiştir: kan üre azotunun
(BUN) ve kreatinin yükselmesi: (bloke edici AT1 reseptörlerinin böbreklerde neden olduğu
fonksiyonel değişiklikler yoluyla); kalp yükünün azalması; kırmızı kan hücreleri (eritrositler,
hemoglobin, hematokrit) parametrelerinde azalma; renal hasarın histolojik belirtileri (renal
epitelyumda rejeneratif lezyonlar, bazal membranın kalınlaşması, tübüllerin genişlemesi).
Olmesartan medoksomilin farmakolojik etkisinin neden olduğu bu yan etkiler, diğer AT1 reseptör
antagonistleri ve ADE inhibitörleri üzerindeki pre-klinik araştırmalarda da meydana gelmiştir ve
birlikte oral sodyum klorür uygulamasıyla azaltılabilmektedir.
Her iki türde de artan plazma renin aktivitesi ve böbreklerin jukstaglomerüler hücrelerinde
hipertrofi/hiperplazi gözlenmiştir. ADE inhibitörleri ve diğer AT1 reseptör antagonistleri için
tipik etkiler olan bu değişikliklerin klinik bir öneminin olmadığı görülebilir.
Diğer AT1 reseptör antagonistleri gibi olmesartan medoksomilin, in vitro hücre kültürlerinde
kromozom kopmaları insidansını artırdığı bulunmuştur. 2000 mg/kg’a kadar çok yüksek oral
dozlarda olmesartan medoksomilin kullanıldığı farklı in vivo araştırmalarda ilgili hiçbir etki
gözlenmemiştir. Kapsamlı bir genotoksisite testinin genel verileri, klinik kullanım koşulları
altında olmesartanın genotoksik etkiler meydana getirmesinin olası olmadığını göstermektedir.
Olmesartan medoksomil, transgenik modellerin kullanıldığı 6 aylık 2 karsinojenite araştırmasında
test edildiğinde farelerde ve 2 yıllık bir araştırmada sıçanlarda karsinojenik değildir.
Sıçanlarda üreme çalışmalarında olmesartan medoksomil fertiliteyi etkilememiştir ve teratojenik
bir etkiye ilişkin hiçbir delil yoktur. Diğer anjiyotensin II antagonistlerle olduğu gibi olmesartan
medoksomile maruz bırakmanın ardından yavruların hayatta kalması azalmış ve gebeliğin geç
dönemlerinde ve emzirmede ana hayvanlarda maruz bırakmadan sonra böbreklerde pelvik
dilatasyon görülmüştür. Diğer antihipertansif ajanlarla olduğu gibi olmesartan medoksomilin,
gebe tavşanlarda gebe sıçanlara nazaran daha toksik olduğu gösterilmiştir; bununla birlikte
fetotoksik bir etkiye ilişkin hiçbir belirti yoktur.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*